Mayın Tehlikesindeki 16 İl

  Çözüm süreci kapsamında PKK geri çekileceği günün planlarını yapmaya başlarken, terör yüzünden köylerinden göç etmek zorunda kalan vatandaşlar da köylerine geri döneceği günün hayallerini kurmaya başladı. Ancak bir gerçek gözlerden kaçıyor, bölgede 1 milyon sinsi tehlike posada kurbanlarını bekliyor...

  Hükümet, Türkiye`nin 30 yıldır kangren haline dönüşmüş olan sorunun çözümüne yönelik 2013`ün ilk günlerinde ortaya kesin bir irade koyarak tarihi bir adım attı.

  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın, 7 Ocak Diyarbakır mitingi sonrası devletin ilgili birimleri harekete geçerek, BDP, İmralı ve bölge halkı ile bir takım görüşmeler yapıp çözümün ana yol haritasını belirlerken, yapılan görüşmeler sonrası Diyarbakır`da düzenlenen Nevruz`da okunan mektup da, bu zamana kadar bölgede yaşanmamış bir umudun doğmasına neden oldu.

  Bölge halkı 3 ay gibi kısa bir zaman diliminde yaşanan gelişmeleri şaşkınlık içinde izleyip, gelecek planlarını daha umutlu bir şekilde şekillendirmeye başlarken, devletin ilgili birimleri de `Çözüm` sürecinin altını doldurmak için gerekli adımları bir bir atmaya başladı.

  PKK aldığı talimatla geri çekileceği günü beklerken hükümetin belirlediği `Akil İnsanlar` ise süreci halka anlatmak üzere il il gezmeye başladı. Bu arada atılan adımlar da ilk meyvelerini vermeye başladı. Terör korkusu nedeni ile yatırımın uğramadığı bölgeye yatırım atakları  bir bir gerçekleştirilirken, bölge halkı da yaratılan iyimser hava ile birlikte bu zamana kadar gezip dolaşamadığı dağlarında, barış yürüyüşleri gerçekleştirip, piknikler yapmaya başladı. Öte taraftan yine terör korkusu yüzünden köylerinden göç etmek zorunda bırakılan yaklaşık 10 bin aile de köylerine geri dönmek üzere devletin ilgili birimlerine başvuruda bulundu.

1 MİLYON AKTİF MAYIN BULUNUYOR

  Ancak, hem çözüm sürecini baltalayacak hem de istemeden yüzlerce insanın ölümüne ve sakatlanmasına yol açacak bir tehlike müdahale edilmemesi halinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi`ndeki 16 ilde 75 yıl var olmaya devam edecek.

  Çünkü, bölge zamanında hayata geçirilen güvenlik politikaları çerçevesinde adeta birer mayın tarlasına dönüşmüş durumda... Birleşmiş Milletler`e sunulan rapora göre bölgede yaklaşık 1 milyon aktif mayın patlamaya hazır bir şekilde bulunuyor. Olayın en acı tarafı ise; bu mayınların hangi bölgelerde nerelere konulduğunun ne devletin ilgili birimleri tarafından ne de TSK tarafından tam olarak bilinmemesi...

İKİ PAŞA DA O ACI İTİRAFI YAPMIŞTI!

  Bu trajik bilgileri Eski Genel Kurmay Başkanı Emekli Orgeneral Işık Koşaner ve Tuğgeneral Zeki Es`in sözleri de doğruluyor...

  Emekli Orgeneral Işık Koşaner`e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydında, Koşaner konuyu şu cümleler ile özetliyor;  ``Mayınlar kontrolsüz döşendi, Huduttakinin bile işareti yoktur. Adam gidiyor basıyor, haberimiz yoktu. Bunları kim döşemiş; biz. Şimdi ben desem ki yetkililere:  Yahu bizimkiler mayın döşemişlerdi, 10 sene evvel 20 sene evvel, başı boş bırakıp gitmişler, ne derler? `Döşerken aklınız nerdeydi` derler.``

  Bu kayıtlardan anlaşılıyor ki mayınlar döşenmiş ama nereye döşendiğine yönelik en üst düzey komutanın dahi bu durumdan haberi yok. 

  Diğer bir itirafta, Hakkari`nin Çukurca ilçesinde askerlerin döşediği mayının patlaması sonucu 7 askerin ölümüne ilişkin Genelkurmay Askeri Mahkemesi`nde görülen davada sanık olarak ifade veren ve 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Tuğgeneral Zeki Es`den... 

  Es, mahkemeye verdiği savunmasında,  Türkiye`nin mayınlar konusunda imzalanan Ottova Sözleşmesi`nin TSK tarafından bilinçli olarak eğitimlere konu edilmediğini belirtirken, sadece Çukurca`da TSK`nin yerleştirdiği 90 bin mayının olduğunu iddia ederek durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.

KURBAN ARIYOR

  Tüm bu bilgilerin ışığında konuya bakıldığında bugün köyüne geri dönmek isteyen, dağlarında kırlarında rahatlıkla dolaşıp piknik yapmak isteyenler için her ne kadar PKK tehlikesi yavaş yavaş son bulsa da, yaklaşık 1 milyon aktif mayın kendine infilak etmek için kurban arıyor...

ASIL TEHLİKE İÇ BÖLGELERDE

  Türkiye`de herkesin mayın denildiğinde konunun Suriye sınırındaki mayınlar ile sınırlı olduğunu düşündüğünü ve  sadece oraya odaklanıldığını belirterek, oysa asıl tehlikenin iç bölgelerde olduğunu dile getiren Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten; 2007 sonu itibariyle Türkiye topraklarında toplam 982 bin 777 mayın bulunduğunu, bunun ise 818 bin 220`sinin anti personel ve 164 bin 497`si araç patlatan mayın olarak bildiğini ifade ederek devletin ilgili birimlerini konu ile alakalı acil harekete geçmeleri çağrısında bulundu.

2014 YILINA KADAR TEMİZLENMİŞ OLMASI GEREKİYORDU

  Öğreten, Ottowa Sözleşmesi`ne göre Türkiye`nin bu mayınları 2014 yılına kadar temizlemiş olması gerektiğini ancak bu konuda  şu anda kadar atılmış çok ciddi bir adımın olmadığını ifade ederek, ``2014`te yapılacak toplantıda ülkeler mayın konusunda neleri yaptıklarını nasıl çözüm yolları geliştirdiklerinden bahsedecek.  Ancak bizde bu temizlik gerçekleşmedi. Muhtemelen 2014`te yeni bir ek uzatma süresi istenecek. Verilecek ek sürede artık bu işi hiçbir şekilde geciktirmeden tamamlamamız gerekiyor. Çünkü Ottowa Sözleşmesi can kayıplarının önüne geçmek için hayata geçirilmiş insani bir sözleşmedir.`` dedi.

ACİLEN VERİTABANI OLUŞTURULMALI!

  Türkiye`nin mayınlardan en fazla etkilenen ülkelerin başında yer aldığını,  yerel yöneticilerin ise yaptıkları açıklamalarda 1955`den beri mayınların döşendiği varsayılarak 10 binin üzerinde insanın öldüğünü belirtildiğini, ancak bu korkunç rakama rağmen Türkiye`nin bir mayın haritasının bulunmadığını ve mayınlardan ölenlerin sivil ve asker olarak ayrıştırılıp ortaya konulduğu net bir sayının olmadığının altını çizen Öğreten,  her gecikmenin eşittir bir kayıp anlamına geldiğini belirterek acilen konu ile alakalı bir veritabanı oluşturulması gerektiğini söyledi.

FACİA HABERLERİNİ ÇOK SIK DUYABİLİRİZ

  TSK`nın kendi güvenliği için döşediği mayınların yanı sıra PKK`nın da kendi güvenliği için döşediği mayınların bulunduğunu ve bu mayınların genellikle operasyon yapılan bölgelere, boşaltılmış köylere, köy yollarına, sulak alanlara yakın bölgelere döşendiğini ifade eden Öğreten sözlerine şöyle devam etti;

  ``Güneydoğu`da köylerine geri dönmek için yaklaşık 10 bin aile başvuruda bulunmuş. Peki bu aileler hangi güvenlik ile köylerine dönecekler. Köylerine gittiğinde, bağını bahçe kurmak, hayvanlarını otlatmak için veya çocukları oyun oynamak için kırsala doğru gidecek ve orada bir mayına basarak hayatını kaybedecek veya sakat kalacak, bu durum sadece vatandaş için geçerli değil tabi askerler için de aynı tehlike söz konusu. Sonra birileri bu durumu kullanmak isteyecek.  Daha iki gün önce koyunlarını otlatan çoban bastığı mayının patlaması sonucu hayatını kaybetti. Belki istisna gibi gelebilir bu olay, ama yarın o bölgelerde birileri rahat rahat gezmeye başladığında, inanın böyle bir çok vakanın haberini duymaya başlayacağız.``

75 YIL ÖMÜRLERİ VAR

  Barış sürecinde ellerin silahlardan çekilmesi yönünde çağrıların yapıldığını ve silahların bu çağrı ile birlikte sustuğunu dile getiren Öğreten, ``Ama mayında böyle bir tetik yok,  o tetiği çeken bir el yok. O mayını harekete geçiren bizzat kurbanın ta kendisi.  O yüzden mayınlar barışı tanımayan silahlardır. Siz bugün ateşkes ilan etseniz de o mayını oradan söküp çıkartmadıkça, 75 yıl gibi çok uzun bir zaman aktif kalarak kendine kurban aramaya devam edecektir. Bu nedenle dünyanın en sinsi silahıdır.`` dedi.

MAYIN EĞİTİMLERİ VERİLMELİ

  Barış sürecinde bir çok farklı konudan bahsedildiğini oysa en önemli konunun bu olduğunu ve bu mayınlardan tamamen kurtulduğumuz zaman ancak bir barıştan söz edilebileceğini dile getiren Öğreten,  ``Öncelikli bu mayınlı alanlar bir şekilde belirlenerek işaretlenmeli ve çitlerle çevrilerek vatandaşın bu alanlara girmesi engellenmeli. Mayınlın alanlarda yaşayan halka mayın eğitimleri verilmeli.  O bölgedeki okullarda ise çoçuklara bu konu derslerde anlatılmalı`` dedi.

16 İL TEHLİKEDE!

  Türkiye`nin 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler`e sunduğu raporda mayınların bulduğu iller ve yerleşim bölgeleri şöyle sıralandı:

  Ardahan, Batman, Diyarbakır, Doğubeyazıt, Gaziantep, Hakkari, İskenderun, Kağızman, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli Van, Bitlis ve Bingöl...  TSK`nın kayıtlarına göre, 1998 yılından önce döşeli bulunan 1 milyon 2 bin 199 mayından 20 bin 490 adedinin temizlendiğini ve geriye 981 bin 790 adet mayın kaldığı belirtiliyor.

 1. Mayin bulunan bölgeler*

Yer
Tip
Adet
Yerleştirilme Tarihi
Ek Bilgi
 
ARDAHAN
 Çeşitli
 9.712
 Belirsiz
   
BATMAN
 Çeşitli
 386
 1991-1993
   
DİYARBAKIR
 DM11, M14, M16A2
 974
 1993
   
DOĞUBEYAZIT
 Çeşitli
 138.366
 Belirsiz
   
GAZİANTEP
 Çeşitli
 179.723
 Belirsiz
   
HAKKARİ
 DM11, M14, M16, M2, M48
 46.104
 1991-1994
   
İSKENDERUN
 Çeşitli
 23.836
 Belirsiz
   
KAĞIZMAN
 Çeşitli
 1.794
 Belirsiz
   
KARS
 Çeşitli
 9.578
 Belirsiz
   
MARDİN
 DM11, M14, M11, M2A1, Çeşitli
 84.899
 1991-1994
   
SİİRT
 DM11, M14, M16, M2, M48, M49, EY
 653
 Belirsiz
   
ŞANLIURFA
 Çeşitli
 269.163
 Belirsiz
   
ŞIRNAK
 DM11, M14, M16, M2, M48, M49, EY
 106.278
 1991-1994
   
TUNCELİ
 DM11, M14, M15
 10.557
 1995
   
VAN
 Çeşitli
 39.057
 Belirsiz
   
TOPLAM
921.080
   
2. Mayın bulunduğundan şühe edilen yerler *

Yer
 Tip
 Adet
 Yerleştirilme Tarihi
 Ek Bilgi
 
BATMAN
 M18, Çeşitli
 22
 1994,?
 2 Farklı Yerde.
 
BİNGÖL
 DM11, M16, M48
 226
 1994-1997
 9 Farklı Yerde.
 
BİTLİS
 MISC, EY
 171, ?
 Belirsiz
 20 Farklı yerde.
 
MARDİN
 DM11, Çeşitli
 68, ?
 Belirsiz
 14 Farklı Yerde.
 
TUNCELİ
 DM11, M14, Çeşitli
 200, ?
 1993-1995
 9 Farklı Yerde.
 
ŞIRNAK
 Çeşitli
 Belirsiz
 667 Farklı Yerde.
 
SİİRT
 Çeşitli
 Belirsiz
 25 Farklı Yerde.
 
TOPLAM:  687

 (haber7)

İLGİNİZİ ÇEKECEBİLİR