ÖZERK SOSYAL EKONOMİ

BDP Haliliye İlçe Belediye Başkan Aday Adayı Faruk Mızrak projelerini anlattı. Eğitim`den Sağlık`a kadar onlarca projesi olan Mızrak`ın "Özerk Sosyal Ekonomi` isimli projesi şöyle;

"Ekonomi’nin Etimolojik olarak Grekçe “oikos-nomos=ev yasası” anlamına geldiği bilinmektedir. Evin geçiminin sağlanması için uyulması gereken kuralları ve disiplini ifade etmektedir. Sınıf, kent ve devletli toplumda erkek egemenliği ekonomiye hakim olunca ekonominin anlamı da değişmiştir. Sosyal yaşam faaliyeti olarak ekonomi; yaşamsal ihtiyaçların ekolojik tekniklerle sağlıklı bir şekilde doğru bir işbölümü ile üretilerek en işlevsel bir bölüşüm ve değişim ile dengeli tüketilmesidir. Ekonomik faaliyetin birinci aşaması olan “Üretim” aşamasında, birlikte, ortaklaşa çalışma ve iş birliğine dayalı üretim biçimi Kooperatiftir. Katılımcı, çoğulcu ve ekolojik üretim tarzı olarak, Üretimde kooperatifsel çalışma önemlidir. Etimolojik(Köken olarak) ve Semantik(Anlambilim) olarak kooperatif; Latince “Co-operari”kelimesinden gelir. “Com/Kom, ortaklaşa, birlikte, topluca” anlamına gelmektedir. “operari, çalışmak” anlamına gelmektedir. Birleşik olarak “ortaklaşa çalışarak, iş birliği yaparak çalışmak” demektir. Tarımdan sanayiye, en küçük işletmeden fabrikalara kadar kooperatifsel tarz gerçekleştirile bilinir. Bu doğrultuda Üretim Kooperatifleri kurulabilinir. Köylerde tarım ve hayvancılığa dayalı “Köy Kalkınma Kooperatifleri” ve “Aile Çiftçiliği” canlandırıla bilinir. Ekonomik faaliyetin ikinci aşaması olan “Paylaşım”aşamasında, sosyal Pazar, sosyal piyasayı geliştirmek, bu Pazar ortamında malların değişiminin “kullanım değeri” üzerinden gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla “Serbest köy pazarları”, “Sabit Semt Pazarları” Birlikleri veya kooperatifleri aracılığıyla üretici ve tüketiciyi direkt buluşturmayı önemser. Değer dolaşımını kolaylaştıracak ve üretim kooperatiflerine finansal destek sunacak, ancak sermaye egemenliğine ve tekelciliğe dönüşmeyen kooperatif-banklar ve Anonim Katılım Ortaklığına dayalı bankalar sermeye tekelleşmesine çözüm olabilir. Mesleki birlik ve odalarda demokratik ahlaki birliktelikleri yaygınlaştırmak ve KOBİ’lerde katılım ortaklıklarını teşvik etmek. AVM(Alış Veriş Merkezleri), sermaye ve esnaflığın tekelleşmesinin en hızlı biçimi olmaktadır. Bu tekelleşme aracılığıyla sıcak para adeta kara delikler gibi emilerek büyük şirketlerin bulunduğu alanlara akıtılmaktadır. Giderek küçük ve orta işletmecilik ortadan kaldırılarak, bu işletme sahiplerinin asgari ücrete mahkûm edilen tezgâhtarlara dönüştürülmektedir. Dolayısıyla bu gidişatın durdurulmasına yönelik olarak AVM’ler ya belediye tarafından kamusal bir tarza dönüştürülmesi gerekir ya da “küçük ve orta esnaflar kooperafi” olarak yeniden yapılandırılabilinir. Ekonomik faaliyetin üçüncü aşaması olan “Tüketim” aşamasında ise, tüketiciye kaliteli, sağlıklı ve doğal ürünleri uygun bir maliyetle sunmak amacıyla “Tüketim Kooperatifleri” kurulabilinir. Tüm bu kooperatiflerin “Sosyal Ekonomi Kalkınma Kooperatifleri Birliği” çatısı altında konfederal olarak koordine etmek özerk sosyal ekonominin inşaası açısından önemli bir hedef olacaktır. Bölüşüm/değişim ve tüketimde eşitlik, herkesin aynı imkân, olanak ve fırsatlar çerçevesinde gereksinimlerini ihtiyaç duyduğu kadar karşılaya bilmesidir. Bunu gerçekleştirirken ırk, din, dil, cins, sınıf veya milliyet ayırımcılığına maruz kalmamasıdır. Tabi burada gereksinim ve ihtiyacı kadar yararlana bilmek önemlidir. Burada tüketim yozlaşması ve israf gibi ekonomik hastalıklara karşı esasta ahlaki ilke ve zorunlu olarak hukuki düzenlemeler de önemlidir. Eşitlik olarak, başkasına benzeşmek, taklitçi olmak, tüketimde başkasıyla yarışmak gibi modacı yaklaşımlar, seri numarasından başka aynı fabrikadan çıkan ürünlerin mekanik eşitliği, salt eşitlik ve kaba paylaşımcılık(köylü sosyalizmi) ve bencillik(egoistlik) ekonomik eşitlikteki yanlış yaklaşım ve davranışlardır."

İLGİNİZİ ÇEKECEBİLİR