Elektrik Faturasında `Dağıtım Bedeli` Uyanıklığı!

Yeni yılla birlikte gelen zamlar arasında en fazla elektrik faturalarına tepki gösteriliyor. Çünkü elektrik faturaları oldukça yüksek geliyor ve çoğu kimse neden yüksek geldiğini bilmiyor. Son günlerin en çok konuşulan konularından birisi oluyor yüksek elektrik faturaları. Sosyal medya gibi ortamlar da ülkenin dört bir yanında tepki gösterenlere ev sahipliği yapıyor. Peki neden faturalar yüksek geliyor veya neden yüksek olduğu düşünülüyor? 1 Ocak 2016`da Enerji Piyasası Denetleme Kurumu`nun (EPDK) elektrikle ilgili yeni tarifesi yürürlüğe girdi. Ancak yeni tarifeye göre tüketicilere gelen faturalarda perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli gibi kalemler `dağıtım bedeli` adı altında gösterildi. Bütün bu kalemlerin tek bir çatı altında toplanması ve bu kalemin yüksek gelmesi tepkileri haksız . Günün en çok konuşulan konularından birisi oldu yüksek elektrik faturaları. Sosyal medya gibi ortamlar da ülkenin dört bir yanında tepki gösterenlere ev sahipliği yaptı. Yeni uygulamanın `şeffaflık ilkesine` aykırı olduğunu belirten Tüketiciler Derneği Şanlıurfa İl Temsilcisi ve Tüketici Hakem Heyeti Üyesi Avukat Ceylan Karadağ, fahiş fatura gelen tüketicilerin tüketici mahkemelerine veya tüketici hakem heyetine başvuru haklarının saklı olduğunu söyledi.

YARGITAY ŞEFFAFLIK İLKESİNE VURGU YAPMIŞTI

Konuyla ilgili Yargıtay kararlarını hatırlatan Karadağ, "Eskiden elektrik faturalarına baktığımızda dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli gibi kalemlerin tüketim bedeli olduğunu görüyorduk. Daha sonra bir vatandaşın hakem heyetine başvurusu üzerine bu kadar Yargıtay`a kadar taşında bu karar. Ve Yargıtay kayıp kaçak bedellerinin iade edilmesi gerektiğine karar verdi. Yargıtay adeta bir hukuk dersi verir gibi bir karar vermişti. Yargıtay, kararda, `Başkaları tarafından hırsızlanmak suretiyle kaybolan enerjinin yükü dürüst tüketicilere yansıtılmamalıdır` demişti. Aynı zamanda bu kararda EPDK`nın bu tarife belirleme yetkisinin sınırsız olmadığına vurgu yapmıştı. Şeffaflık ilkesine vurgu yapmıştı. Yargıtay kararında en çok ön plana çıkan hukuk, adalet ve şeffaflık ilkesiydi" dedi.

`TORBA KAVRAMININ İÇİNDE NELER VAR BİLİNMİYOR`

Yeni faturalarda torba kavramıyla birkaç kalemin bir araya getirildiğini ve bunun şeffaflık ilkesine aykırı olduğunu kaydeden Karadağ, "1 Ocak 2016`da yürürlüğe giren EPDK`nın elektrikle ilgili yürürlüğe giren yeni tarifesi yayınlandı. Buna karşın Elektrik Mühendisleri Odası`nın dava açtığını görüyoruz. Elektrik Mühendisleri Odası da davalarını açarken şu gerekçeleri sundular. Eskiden beş, altı kalem alınıyordu. Şu anda dağıtım bedeli gibi, enerji bedelleri gibi kalemlere indirgendi. Nedir bu? Torba kavramıdır bu. Bu şeffaflık ilkesine de aykırıdır. Hukuk ve adalet ilkesine de aykırıdır. Tüketici mevzuatına da aykırıdır şeklinde gerekçeler sundular. Elektrik Mühendisleri Odasının açtığı davaya göre bir gerekçeleri de faturalarda kalemler tek tek belirtilmediği zaman bunun denetlenebilirliğinin azalacağını kaydettiler. Ne kamu otoritesi tarafından ne de kendisine fatura yansıtılan tüketici tarafından bu faturalardaki kalemlerin denetlenmesinin olanağı kalmıyor. Eski faturalarda kalemler tek tek belirlendiği için tüketici en azından `bu kayıp kaçağı kullanmadım` şeklinde bir itiraz hakkına sahipti. Şimdi bu torba kavramının içinde nelerin olacağı bilinemeyecek. Maliyetler gizleniyor mu gibi bir endişeyle hareket etti Elektrik Mühendisleri Odası. Bu yüzden dava açtı ve yürütmeyi durdurma istedi Danıştay`dan. Bunun sonucunu bekleyeceğiz" diye konuştu.

`TÜKETİCİNİN GENEL İLKELERİNE AYKIRI`

Yeni düzenlemenin tüketicinin ekonomik çıkarını korumaya yönelik bir girişim olup olmadığının tartışılması gerektiğini dile getiren Karadağ, faturalarda kalemlerin tek tek belirtilmesinin daha adil olacağını ifade etti. Karadağ, "Danıştay`a bu dava açılmasaydı da benim şahsi kanaatim bir süre sonra tüketicilerin yüklü gelen faturalar ışığında hakem heyetine, tüketici mahkemelerini başvuracağı ve yine Yargıtay`a gideceği, Yargıtay`ın ise bir emsal karar çıkaracağı yönünde. Belki Danıştay`ın alacağı karar bununda önüne geçecek ve netlik kazandıracak. Tüketici mevzuatında `Tüketicinin genel ilkelerine aykırıdır` deniliyor ya 6502 Kanunun birinci maddesi kanunun amacını bildiriyor. Birinci madde şöyle diyor: Kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararların tazmin edici, çevresel etkenlerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak. Tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeyi teşvik edici ilişkin hususları düzenlemektir. Burada bir yorum yaparsak burada tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumaya yönelik bir düzenleme midir bu? Bu tartışılır. Abonelik sözleşmeleri var Gümrük Bakanlığının. O sözleşmeye baktığımızda yine şeffaflık ilkesine vurgu yapıyor. Yönetmelikte maliyetlerin vergiler dahil toplam bedellerinin bildirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bütün bunlara baktığımız da kalemlerin ayrı ayrı olarak belirtilmesinin daha adil olacağını düşünmek gerekir" ifadelerini kullandı.

`SAYAÇ OKUMA BEDELİ ALINMAMALI`

Dağıtım bedeli altında alınan sayaç okuma bedelinin alınmaması gerektiğini vurgulayan Karadağ, "Elektrik Mühendisleri Odasının şöyle bir gerekçesi var. Eskiden sayaç okuma bedelleri maktuydu, şimdi nisbi. Maktunun anlamı tek tip bir ücret alınması. Nisbinin anlamı ise tüketim oranlarına göre alınması. Onlar `sayaç okumak tek tip bir işlemdir` diyor. Yani çok elektrik kullanan tüketicinin sayacını okurken çok fazla mı yoruluyorum? Ben onlardan da farklı düşünüyorum. Sayaç okuma bedelinin hiç alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Sayaç okuma bedelinin o hizmete yapışık bir hizmet olduğunu düşünüyorum" dedi.

`TÜKETİCİNİN HAKKI SAKLI`

Yeni faturaların eski faturalarla karşılaştırıp ona göre bir değerlendirme yapmanın daha sağlıklı olacağını kaydeden Karadağ, "Tüketiciler artık faturalarında kayıp-kaçak bedelleri gibi bedelleri tek tek görmeyecekler. Onun yerine dağıtım bedeli gibi torba kavramları görecekler. Dağıtım bedelinde hangi kalemlerin olduğunu denetleyemeyecekler. Zaten eleştiri de bu yönde çıkıyor. Şu anda Danıştay`a tarifeyle ilgili yürütmeyi durdurmayla ilgili başvuru yapıldı. Ama tüketici kanunu kapsamında baktığımızda taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu sözleşmeler, bu abonelik sözleşmesidir, tüketici kanunu kapsamına giriyor. Bu konuda kendilerine fahiş fatura geldiğini gördüklerinde, bunların adil olmadığını düşünen tüketicilerimizin tüketici mahkemelerine ve miktarına göre tüketici hakem heyetlerine başvurmaları tabi ki, saklıdır" diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKECEBİLİR