Urfa?da Sanayici, Üniversitenin Yolunu Öğreniyor

Üniversite sanayici işbirliğinin sağlanması için Harran Üniversitesi ile sanayiciler Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasının işbirliği ile bir araya geldi. Gıda sanayicilerinin Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü hocalarıyla bir araya geldiği toplantı Osmanbey yerleşkesinde gerçekleşti. Gün boyu süren toplantıya, çok sayıda sanayicinin yanı sıra, Şanlıurfa Belediyesi, Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Odası, Ticaret Borsası yetkileniri ve Harran Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof.Dr. Ahmet Yılmaz, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M.Ali Çullu,Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayhan Atlı ile bölümden 20’ye yakın akademisyen katıldı

ÜNİVERSİTESİNDE GELİŞTİRDİĞİ ÜRÜNÜNÜ SANAYİCİ İLE PAYLAŞMAYA HAZIR

Gıda Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ayhan Atlı, açılış konuşmasının ardından sanayicilere yuvarlak masa toplantısında Şanlıurfa’nın güçlü yönlerini ve zayıf yönlerini anlattı. Harran Üniversitesinde yürüttükleri çalışmalarda geliştirdikleri ürünlerin düzenlenen yarışmalarda finale kadar çıktığına da yer veren Prof. Dr. Atlı, meyve suyu içinde yenilenebilen pipet, Şanlıurfa’ya özgü melengiç şekeri, Şanlıurfa Lokumu, nar ekşisi, mercimek üzerine, süne zararlısı üzerine, makarnalık buğday üzerine araştırmalar yaptıklarını, yoğurt üzerine  araştırmalar yapıldığı, yoğurt dondurması üzerine, kaşar peynir üzerine, kaysı lifi kullanarak diyabetik yoğur araştırmaları yaptıklarını ve daha sayamadığı bir çok konuda araştırmalarının ve ürün geliştirme çalışmalarının olduğunu aktırdı  Prof. Dr. Atlı, üniversitenin geliştirdiği ürünleri sanayiciyle paylaşmaya her zaman hazır olduğunu aktardı.

 

ŞUTSO Başkanı Sabri Ertekin ise yaptığı konuşmada Sanayicinin yavaş yavaş üniversitenin yolunu öğrenmeye başladığını söyledi. Harran Üniversitesinden bir birinden değerli hocaların bulunduğunu vurgulayan Ertekin, hocaların yaptıkları araştırma ve geliştirmelerden sanayicilerin yararlanmasını istedi. Sanayici de ustalığın bir yere kadar olduğunu hatırlatan Ertekin, bir noktadan sonra bilimin devreye girmesinin de şart olduğunu söyledi. Tarımın hammaddesi bakımından Şanlıurfa’da önemli bir potansiyel bulunduğunu dikkat çeken Ertekin, hammaddeye iyi bir katma değer katarak satıldığında daha çok para kazanıldığını anlattı. Gaziantep’in Şanlıurfa kadar bir tarımsal potansiyeli olmadığı halde Şanlıurfa’dan aldığı ürünü işleyip tüketiciye ulaştırıncaya kadar katma değerini artırarak sattığını ifade eden Ertekin, bunda da çok iyi paralar kazandığını söyledi.

 

 Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin, Sanayici ile üniversite arasındaki iş birliğinin geç kalınmasını ise GAP’tan sorumlu Devlet Bakanımız Cevdet Yılmaz’ın şu sözleriyle açıklık getirdi: ”Sayın Bakanımız Cevdet Yılmaz bey ile bir araya geldiğimizde bazen diyor ki ‘Biz GAP’ta birçok işi yapmakta geç kalmışız ve yapamamışız. Sonra ekliyor ve iyi ki geç kalmışız, yapamamışız. Çünkü hiç olmazsa şimdi doğru başlama imkânımız var.’

Bizde üniversite sanayici iş birliğinde geç kalmamızı bu şekilde yorumlayalım. İnşallah bundan sonra bu açığı kapatırız. Tabi biz üniversitemizi yakından tanıdıkça onlarla gurur duyuyoruz sevinç duyuyoruz. Hocalarımız gerçekten çok güzel çalışmalar yapıyor. Ama tabi bu çalışmalardan vatandaşın haberi olması gerekiyor. Benim de çıraklıktan ustalığa doğru hem alaylı yönüm hem de mektepli yönüm var Yani ustalıkla işler bir yere kadar geliyor. Ondan sonra bilimin katkısı şart. Bilimin katkısı olduğu zamanda ilerleme daha hız kazanıyor. Sağ olsunlar hocalarımız üniversitede güzel araştırmalar yapıyorlar. Mesela kaysı üzerine yaptıkları araştırmada Haziran başından Ağustos sonuna kadar her hafta bir çeşidin hasadını yapıyorlar. Bu müthiş bir şey. Üniversitemizin çalışmalarını Odamızın Antalya gezisinden sonra daha iyi tanıma şansım oldu. Çünkü biz odamızı Antalya’ya götürmüştük orda serbest bölgeyi gezdik. Orada bir fide üreticisini ziyaret ettik. Oradan bir bitkinin yaprağını kopyalayarak ürününün tohumunu elde ettiklerini öğrendik. Yaptıkları üretimin tohumuna ihtiyaç duymadan yalnızca bitkinin yaprağından kopyalama yaparak tohum elde etmelerine şaşırmıştık. Biz bunu bugüne yalnızca İsrail’in yaptığını biliyorduk ve altın fiyatında paralar vererek İsrail’den tohum aldıklarını söyleyen üreticilerimiz vardı. Antalya’dan Urfa’ya döndükten sonra öğrendim ki Harran Üniversitemizin de böyle bir çalışma var. Yani bitkinin yaprağından tohum üreten hocalarımız var. Ancak bizim haberimiz yoktu. Onun için bizde sanayici üniversite işbirliğini gerçekleştirecek toplantılar yaparak hocalarımızın çalışmalarını yakından öğrenme fırsatı bucağız.”

SANAYİCİ ÜNİVERSİTENİN YOLUNU ÖĞRENİYOR

 Yaptıkları toplantılarla sanayicinin üniversitenin yolunu öğrenmeye başladığını hocaları tanımaya başladığını dile getiren ŞUTSO Başkanı Ertekin, sene sonunda Harran Üniversitesinde Tekno Parkın da kurulacağını bu vesile ile sanayicinin üniversitenin yolunu daha çok kulanacağını vurguladı. Tekno Parkla sanayi üniversite işbirliğinin daha da artacağının altını çizen Ertekin “Hocalarımız şuan sanayicilerimizden hiç para istemeden onlara yardımcı olacaklar. Derslerinin yanında biz sanayicilere de faydalı olacaklar. Ama sanayicimiz de para kazandıkça hocalarımıza katkıda bulunması gerekiyor. Gerçekten Harran Üniversitemizde bir birinden kıymetli hocalarımız var. Urfa’da bir söz vardır; İnsanın avlusundaki ot kendisine acı gelir. Harran Üniversitemiz biz sanayiciler için şuan böyle anlaşılıyor. Ama artık biz üniversitemizi böyle görmeyelim. Harran üniversitemizden faydalanalım.”dedi

ÜRÜNÜMÜZE KATMA DEĞER EKLEYİP SATMAMIZ GEREKİYOR

Şanlıurfa’nın her alanda çok büyük potansiyelinin olduğuna işaret eden ŞUTSO Başkanı Ertekin, Tarım Bakanlığının da Şanlıurfa’da çok önemli atılımlar yaptığını sanayicinin de üniversite ile el birliği yaparak kenti harekete geçirmesi gerektiğini vurguladı.

Şanlıurfa’nın tarım memleketi olduğunu hatırlatan Ertekin,” Dolayısıyla burada gıdanın ana hammaddesi çok büyük miktarlarda bulunuyor. Mesela 2009 rakamlarıyla bizim hububat yani tahıl ihracatımız. Aşağı yukarı 6 milyon dolar civarındaydı. Gaziantep’inki 600 milyon dolar civarındaydı. Arada müthiş bir fark var. Arkadaşlarımız alınmasın ama adamlar bu işi iyi yapıyorlar. Yoksa Gaziantep’in ne kadar hububat yetiştirdiği ortada. Bizim kadar bir tarımsal potansiyelleri de yok. Hububat üretim potansiyeli de yok. Yani bizim hububatımız oraya gidiyor işleniyor son tüketiciye ulaşacak hale getirilip satılıyor. Katma değerini artırdıkları için bizim hammaddemizden bizden daha fazla para kazanıyorlar. Bizim de çok çalışmamız lazım. Katma değeri yüksek ürünler piyasaya sürmemiz gerekiyor. “ifadelerini kullandı

İLGİNİZİ ÇEKECEBİLİR