"Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır" dedi.
Bir dizi ziyaret için Ağrı'ya gelen Bakan Ersoy, Genişletilmiş İl Meclisi Toplantısı'na katıldı. Burada partililerle bir araya gelen Ersoy, "Ağrı'da dayanışma ve yardımlaşma kültürü çok güçlüdür. Bu açıdan Ağrı, bizim hafızamızda yalnız bir şehir değil, aynı zamanda Anadolu'nun kapısı, kültürümüzün müstesna şehirlerinden biridir. Kültür, inanç ve medeniyet tarihimizde özel bir yeri olan Ağrı'da İshak Paşa Sarayı'nın her bir taşında ecdadımızın adaleti, estetiği ve bu topraklara vurduğu mühür vardır. Bu yapıyı dimdik ayakta tutan çimento, aynı zamanda bizim aramızdaki kardeşliği de yoğuran Anadolu mayasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız da her zaman 'Ağrı'yı anlamayan, Anadolu'yu anlayamaz' demektedir. Buradaki kardeşliği görmeyen, tarihin en zor zamanlarında omuz omuz mücadele veren bu milletin arasındaki güçlü bağları hissedemeyen Türkiye'nin birliğini de kavrayamaz" diye konuştu.
"Bizim aramızdaki kardeşlik, bizi kopmaz bağlarla birbirine bağlayan hikayemiz Ağrı Dağı kadar vakurdur" diyen Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Allah, bu birlik ve beraberliği daim eylesin. Aramızdaki kardeşliği daha da güçlendirsin. Bildiğiniz gibi AK Parti ailesi olarak sürekli teşkilatlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla bir araya gelip karşılıklı görüş alışverişinde bulunuyoruz. Şimdi de Teşkilat Başkanlığımızın koordinasyonu ile bakan, genel başkan yardımcısı ve milletvekili arkadaşlarımızla farklı şehirlerde gerçekleşen toplantılara katılarak, teşkilatlarımızla bir araya geliyor, bu toplantılarda sahadaki arkadaşlarımızla görüşerek fikirlerini dinliyor ve onların önerilerini not alıyoruz. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem verdiği bu buluşmalarda geçmiş dönemlerde teşkilat bünyesinde farklı görevlerde bulunmuş değerli arkadaşlarımızla da bir araya gelmeye çok dikkat ediyoruz. Değerli arkadaşlar şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bugün bu makamlarda bizler oturuyoruz. Hepimiz ülkemiz, şehirlerimiz, partimiz için mücadele ediyoruz. Ama geçmişte bu dava için mücadele eden başka insanlar da oldu. Onların çabalarını da hiçbir zaman unutmamalıyız. Bizim hayat felsefemizde vefanın çok önemli bir yeri vardır. Bu sebeple bizden önce emek harcayan dostlarımızı, büyüklerimizi asla ihmal etmemeliyiz. Ara ara onları ziyaret ederek, fikirlerini, önerilerini dinlemeliyiz. Bu çerçevede biz, vefa gösteren vefa bulur anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğiz. Bize yakışan budur. Biz biliyor ve inanıyoruz ki siyasette en zor ve en fazla fedakarlık gösterenler teşkilat mensuplarımızdır. Bu bayrağı sarsılmaz şekilde ayakta tutan teşkilat mensuplarımızın sarsılmaz iradesidir. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızla yapmış olduğumuz birçok özel toplantıda kendileri sık sık bizlere teşkilatçılığın ne kadar önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bu açıdan bizim nazarımızda sizlerin emeği, çabası, her şeyin üzerindedir. Teşkilat dediğimiz yapı; sadece binalardan, tabelalardan ibaret değildir. Teşkilat, milletimizin dertliyle dertlenen, gece gündüz, bayram, tatil demeden kapı kapı dolaşan, davasına sadakatle bağlı olan, fedakarca çalışan kardeşlerimiz demektir. Sizin mahalle mahalle gezerek ortaya koyduğunuz mücadele bizim bu makamlardaki sorumluluğumuzu daha da arttırmaktadır. İşte bizler de bu sorumluluk çerçevesinde başınız dik dolaşmanız için gece gündüz demeden çalışıyoruz."
"200'e yakın ülkede Ağrı'yı, Diyarbakır'ı, Mardin'i, Antalya'yı, İstanbul'u tanıttık"
Türkiye'de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırdıklarını kaydeden Bakan Ersoy, "Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu salonu dolduran herkes Türkiye'nin ciddi bir turizm potansiyeline sahip olduğunu biliyor. Peki şimdi size soruyorum, Türkiye bu potansiyeli doğru bir şekilde kullanabildi mi? Maalesef hayır. Türkiye'de turizm dendiğinde eskiden ne anlaşılıyordu; sadece deniz, kum, güneş. Peki bu doğal kaynaklar etkin bir şekilde kullanıldı mı? Maalesef hayır. Dünyanın en güzel doğasına sahip, yaylarını bünyesinde barındıran kadim kültürü ile öne çıkan çok zengin bir coğrafyaya sahibiz. Peki bu doğal güzellikler, zenginlikler turizm bağlamında değerlendirebildi mi? Maalesef yine hayır. Bakın, 2002 yılında turizm gelirimiz ne kadardı; 13 milyar dolar. Bugün ise 64 milyar dolardan söz ediyoruz. 5 katı bir yükseliş, bir başarı öyküsü bu. En büyük etken de 2018 yılından itibaren uygulamaya başladığımız yeni turizm stratejimizin başarılı adımlardır. Bu rekorları kırarken, bu büyük başarıları elde ederken elbette çok çalıştık. Bu başarılarımız elbette tesadüfle açıklanamaz. Şunu açık yüreklilikle söylemek isterim ki gerçekten bu işin ehli olan arkadaşlarımızla ülkemiz için çok çalıştık. Türkiye'nin turizmde altın bir dönem yaşaması, potansiyelimizin doğru bir şekilde değerlendirilmesi için çok ciddi bir irade ortaya koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm alanında büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Ülkemizin alt yapı sorunlarını bir bir çözdük. Anadolunun dört bir yanını yollarla, demir ağlarla ördük, havalimanları ile donattık. Ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına ayrı bir önem verdik. 200'e yakın ülkede Ağrı'yı, Diyarbakır'ı, Mardin'i, Antalya'yı, İstanbul'u tanıttık. Dünyanın en çok takip edilen medya kanallarında ülkemizi ve turizm bölgelerimizi anlattık. Türkiye'de turizmi 12 aya yayma hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdik. Bu kapsamda sadece sahil turizmini değil bunun yanında tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirdik. Biliyoruz ki turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle doğrudan bir ilişkisi söz konusu. Bu çerçevede uzun yıllar ihmal edilen kültürel mirası ayağa kaldıracak çalışmalar yaptık. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarının dört bir yanında saklı olan, fakat geçmiş dönemlerde ihmal edilen kültürel mirası gün yüzüne çıkardık. Ülkemizin dört bir yanında kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Kazı alanında şu anda dünyada bir numarayız. Kültürümüze, tarihimize ait tüm eserlerin izini sürerek, o eserleri bulup ülkemize getiriyoruz. Tarihimize ait yurt dışına kaçırılan binlerce eserin iadesini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, hep birlikte el ele vererek Türkiye Yüzyılı'nda önlerine çıkan engelleri bir bir aştıklarını ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz. Kültür ve Turizm alanında daha fazla üretmeyi sürdüreceğiz. Ağrı'yı daha iyi tanıtıp, anlatıp daha fazla turistin buraya gelmesini sağlayacağız. Bunu da yine birlikte başarabiliriz. Ağrı'nın bu çerçevede turizm potansiyelini en doğru şekilde ortaya koymalıyız. Avantajlı ve dezavantajlı noktalarımızı belirleyip hareket etmeliyiz. Artık tek bir hedefimiz olmalı; Ağrı'ya daha fazla turist gelsin, Ağrı turizm pastasından daha fazla pay alsın, Ağrı'nın ekonomisi güçlensin, insanının yüzü gülsün. Gençlerimiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine ve geleceğe daha bir umutla yürüsün. Şunu unutmamalıyız ki bizler, bir zincirin halkaları gibi birbirimize kenetlendiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel, tırmanamayacağımız hiçbir zirve yoktur" şeklinde konuştu.