Şanlıurfa’da sulama birlikleri tarafından 2026 üretim sezonu için açıklanan su kullanım hizmet bedelleri, çiftçiye adeta “üretme” denilen bir tabloyu ortaya koymuştur.
Ürün bazlı fiyatlandırma adı altında duyurulan tarifeler, zaten girdi maliyetleri altında ezilen üreticimizin sırtına yeni ve ağır bir yük daha bindirmiştir.
Bozova’da pamuk için dönüm başına 6.140 TL, Atatürk Barajı bölgesinde ise 4.600 TL olarak belirlenen sulama bedelleri; tarımı desteklemekten çok, tarımı tasfiye etmeye dönük bir anlayışın ürünüdür.
Mazot pahalı, gübre pahalı, ilaç pahalı, işçilik pahalı… Şimdi de suya getirilen bu fahiş zam, çiftçinin nefes alacağı son alanı da kapatmaktadır.
Su, bu topraklarda lüks değil, üretimin temel şartıdır. Suyu bu rakamlarla çiftçiye sunmak; “üretim yapma” demekten başka bir anlam taşımamaktadır.
Şanlıurfa, Türkiye’nin tarım ambarıdır. Ancak görüyoruz ki, tarımın kalbi olan bu şehirde çiftçi korunmamakta, aksine her geçen yıl biraz daha köşeye sıkıştırılmaktadır.
Bu anlayış devam ederse, tarlalar boş kalacak, üretici toprağını terk edecek, bunun bedelini de sadece çiftçi değil, 85 milyon ödeyecektir.
Sulama birlikleri ve ilgili kurumlar şunu bilmelidir:
Çiftçi gelirine göre değil, giderine göre fiyat belirlenirse bu işin sonu üretimsizliktir.
Bu yanlış uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.
Sulama ücretleri makul seviyelere çekilmeli, ödeme takvimi çiftçinin gerçek şartlarına göre yeniden düzenlenmelidir.
Çiftçinin ayakta kalması, bu ülkenin gıda güvenliğinin ayakta kalması demektir.