M. Ali KAPAKLI


Hayal kırıklığı yaşanabilir


Şanlıurfa`da yıllardır böylesine heyecanlı ve herkesin içinde olduğu bir seçim süreci yaşanmamıştı…Vatandaş işini gücünü bırakmış 29 Mart seçimlerine odaklanmış…Yıllardır siyasetten uzak olanlar bile şimdi siyasetin içersinde…Milletvekili Genel seçimlerinde yaşanmayan heyecanı sanki seçmen şimdi yaşamak istiyor…Seçimi öyle bir yere getirdikti,futbol takımını tutar gibi bir yerde fanatikleştik…Şehir şu anda ikiye ayrılmış durumda…İnsanlar desteklediği adayın kazanması için elinden geleni yapıyor…

 Bu seçimde herkes işin içinde…Birisi hafiften tuttuğu adayı veya parti`nin rengini belli ederse vay onun haline…Hemen sen şu adayı tutuyorsun,neden diğer adaya çalışmıyorsun gibi kritik sorularla karşılaşabiliyorsunuz…

Tabi bunda en etkili faktör Şanlıurfa medyası…Medya yıllardır seçimlerde hiç bu kadar etkili olmamıştı…Özellikle internet sitelerinin gelişmesi ve halkın internetlere de yoğun ilgi göstermesi,seçimin havasını birden bire değiştirdi…Geçtiğimiz yıllarda normal bir şekilde geçen seçim süreçleri şimdi oldukça yüksek atmosferde geçiyor…Öyle bir duruma geldik ki,yerel Televizyonların haber bültenlerinde hangi adayın daha fazla taraftarı olduğunu hesap eder olduk…Adayların ev ve mahalle toplantılarına kaç kişi toplanmış artık onu bile hesap ediyoruz…

Oysa Beş yılda bir yaşadığımız bir seçimi 29 Martta bir daha yaşamış olacağız…Partiler ve adaylar rutin propaganda çalışmalarını sürdürerek,seçmenlerinden oy istiyorlar…Sonuç da günler hızla geçecek ve 29 Martta sandık önümüze konulacak bizlerde gidip oylarımızı kullanacağız…

Bu durum medya mensupları ile de ilgili…Artık köşe yazarları açık ve seçik bir şekilde destekledikleri adayları kamuoyuna lanse edebiliyorlar…Geçmiş seçimlerde medya mensupları da sadece olayları süzer ve yorumlarını objektif bir şekilde yaparlardı…Şimdi köşe yazarları bile  Zan altında bırakılabiliyor…

Hangi parti veya adayı köşene alıp yazarsan,ardından başka bir gazeteci seni telefonla arayarak”Ya sende filan partiye vaya adaya çalışıyormuşsun…Bak zaten filan aday kazanacak…Neden sende bizim desteklediğimiz adayın yanında yer almıyorsun”diyebiliyorlar…

Bir çok defa yazdım,benim yazılarımı takip edenler bilirler…Bu seçim öncesi sık sık iki ifade kullanmıştım…Birisi “Bu seçim farklı bir seçim”ikincisi de “Herkesin bir hesabı var”

Bu iki deyimi aklınızda iyice tutun…Seçim sonrası bunları sizlerle paylaşmaya çalışacağım…

Aslında siyasi partiler ve adaylar sadece kendi işlerine bakıyorlar…Rutin olarak çalışmalarını sürdürüyorlar…Seçime girecek olan adaylar bile bu kadar herkesin ilgili olmasına şaşırıyorlardır…İşi öyle bir yere getirdik ki,en yakın arkadaşınızla bile kime oy vereceğinizi veya hangi adayın gönlünüzde olduğunu söyleyemez bir hale geldik…Çünkü karşınızdaki sizin fikrinizde değilse anında hummalı bir tartışma başlıyor…Yok efendim,bu aday bunu yapmış,öbürü şunu yapmış…Ağzınızı açıp konuştuğunuza pişman oluyorsunuz…

Aslında siyasete ve partilere bu kadar ilginin olması da son derece sevindiricidir…Demek ki bundan sonra Şanlıurfalılar hep politikanın içersinde olacaklar…Şöyle bir geçmişe göz atıyorum,Türkiye`yi yönetmiş iktidar partilerine bakıyorum,Adalet Partisi,ardından Anavatan partisi,sonra Doğruyol partisi,CHP,DSP,Refah partisi…Bu partiler hep belirli insanların kontrolünde kalmış birkaç kişinin dışında kimse bu partileri sahiplenmemiş…DYP`nin ,Anavatanın Refah partisinin dibe vurduğu dönemlerde yine kimse oralı olmamış ve aynı şahıslar,yıllarca tek başlarına bu partilerde oturup,partiye bir yerde bekçilik yapmış…Sonra bu partiler toparlanıp seçime girdiğinde,elbette ki haklı olarak bu partiye bekçilik yapanlar ceplerinden yıllarca kira parası ödeyen,çay kahve parası ödeyenler Milletvekilliği veya Belediye Başkanlığı seçiminde en ön saflarda yer almış…Urfalılar ne yapmış,hiçbir zaman bu partilere bir kere bile gitmemiş,sonrada oluşturulan listeleri sürekli eleştirip durmuş…

İşte bu seçimde vatandaşın büyük çoğunluğunun bu kadar ilgili olması belki önümüzdeki dönemde siyaseti daha da hareketlendirecek ve herkes bir yerlere gelmek isteyecektir…

Siyasete ilgi ve alaka güzelde,işi takım tutma noktasına getirmek bana göre yanlış…Bir partiyi veya seçime girecek Başkan adayını seversin,onun kazanmasını istersin bu normal,ancak ikiye bölünmek,karşındakini etkilemeye çalışmak veya mutlaka benim desteklediğim aday kazansın demek yanlış…

Göreceksiniz 29 Mart`da akşam saatlerinde açılan sandıklarla birlikte çok büyük hayal kırıklıkları yaşanacaktır…Tıpkı ölesiye sevdiğiniz futbol takımının yenildiği maçlar sonrasındaki hayal kırıklığı gibi…

29 Mart yerel seçimleri Dünyanın sonu değil…Yarışa bir çok aday başladı…Bunlardan birisi kazanacak…Bu şehri iki Belediye Başkanı idare etmeyeceğine göre,kazanacak olan Başkanı da aynı gün herkesin içine sindirmesi gerekiyor diye düşünüyorum…