İl Genel Meclisinde bir arkadaşımız söz alıyor.. “Tartışılan konu hakkında ben de görüşümü belirtmeliyim. Bu konuda biraz tecrübeliyim. Tam 5 dönemdir İl Genel Meclisi Üyeliğinde bulunuyorum” diyor. 5 dönem dediğiniz 20 artı 1 yıl.. Yani görev süresi bittiğinde 25 yılı geride bırakacak.Bu durumu büyük bir maharetmiş gibi anlatmaya çalışıyor. Ama suç adamda değil, her dönem kendisine Listede yer veren Partilerde..
Hadi İl Genel Meclisini geçtik.. Aynı durum Şanlıurfa Belediyesinde yokmu? İçlerinde yanılmıyorsam 15 yıldır Belediye Meclis Üyeliği yapan birden fazla arkadaşımız görev yapıyor.
Çok sayğı duyduğum gerçekten Urfa’nın Abisi konumunda olan eski Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol’a ne demeli?Her defasında “Bu benim son Oda başkanlığım”diyordu. Ancak Yönetim toplantısından sonra “Arkadaşlarım benim aday olmamı uygun gördüler”diyordu.
1980’li yılların sonunda halen görevde bulunan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Akbıyık’ın ismini görüyorum. 1990’lı yıllarda da, 2000’li yıllarda da Ahmet Akbıyık’ın ismi Gazete arşivlerinde.. Yıl 2010 yine çok sayğı duyduğumuz Ahmet Akbıyık yine Oda Başkanlığına aday..
Hiçbirinin o makama layık olmadığını söylemiyorum. Bilakis bu memleket için çok büyük hizmetlerde de bulundular..
Adamların önce çocukları görevlerine göz dikmişlerdi. Çocuklarıda kendi görevleriyle beraber yaşlandı.. Birçok oda Başkanının Torunları “Bu görev benim hakkım”demeye başladılar.
Her defasında Sivil Toplum Kuruluşları diyoruz. Şehrin en önemli dinamikleri diyoruz. Her konuda Sivil Toplum kuruluşlarının fikir beyan etmelerini öneriyoruz.
25, 30 yıl aynı görevde kalan bir Başkanın refleksi ne kadar olabilir? Bir sonraki seçimi düşündüğü için radikal görüş ortaya koyabilirmi?
Koyamaz. Bu nedenle Şanlıurfa’da Sivil Toplum örgütlerinin gücü yok denecek kadar az.
Yaptıkları açıklamalar etkisiz.
Kan değişimi hiçbir Odada yapılmıyor. Kim hangi göreve geliyorsa babasının tapulu malı gibi o mevkide kalmak için her türlü tavizi veriyor.
Bir Oda Başkanımla bunu konuşurken “Rahmetli Babamım tavsiyesi üzerine görevimi sürdürüyorum” diyordu.
Yazdığım kitapta da açıkça yazmıştım. İl Genel Meclisinin ilk toplantısında da görüşümü açıkça dile getirmiştim. “5 yıllık görev sürem sonrası tekrar İl Genel Meclisine aday olmayacağım…”
Örneğin mevcut Şanlıurfaspor Yönetim Kuruluna sözü getireyim. Orada da aktif Yöneticiyim. Ancak her fırsatta arkadaşlarımızla bu konuyu görüşüyoruz. “Biz 3 yıllığına seçildik. 3 yıl içersinde bu Takımı Bank Asyaya çıkaramazsak mutlak surette görevimiz sona erdiğinde bir daha aday olmamalıyız. Bu başarıyı gerçekleştirecek yeni heyecanlar yaratmalıyız. Bu işi daha iyi yapabileceklerin önünü açmalıyız”
İsterseniz orada onlarca yıl kalabilirsiniz. Ancak işin sonunu görmek gerekiyor. Bugünkü heyecanı 5 yıl sonra da yapabilecekmisiniz? Bütün mesele bu..
AK Parti tüzüğünde en beğendiğim konulardan biri şu : “Partiden aday olan ve Milletvekili seçilenler en fazla 3 dönem bu görevi yapabilir”
Bu durumun Şanlıurfa’nın önünün tıkanmasındaki en büyük sorunlardan biri olarak görüyorum.