Ömer KAPAKLI


Herkes için zor süreç


29 Mart seçimlerine iki ay gibi uzun sayılabilecek bir süreç var. Ancak seçimle ilgili asıl yarış 17 Şubat itibariyle başlayacak. Çünkü 17 Şubat saat 17 itibariyle Partilerin Belediye Meclis ve İl Genel Meclis aday listelerinin Merkez İlçe Seçim kuruluna verilmesi gereken son gün..

17 Şubat saat 17 itibariyle Listeye girme beklentisi içersinde olupda listeye giremeyenlerinde tepkileri bir şekilde olacak ve iki-üç günlük sarsıntıların ardından kıran kırana bir seçim asıl o zaman başlayacak.

Türkiye’nin 81 il’inde en zor süreç Şanlıurfa’da başlamıştır. Başkan Fakıbaba’ya göre 3 ayrı Polis kameramanı, Vali Vekili Abdülmütalip Akdemir’e göre 2 ayrı Polis Kameramanı Sanayi Sitesinde Başkan Fakıbaba’yı takip ederek meydana gelen tepkileri sadece Şanlıurfa değil Türkiye haberlerde izleme imkanına sahip oldu.

Bu daha başlanğıç gibi görülüyor..

Peki bu süreçe neden zor diyorum?

Bir yanda halkın içten gelen olağanüstü sevgi seli.. Yani Halk ve Fakıbaba..

Diğer yanda Fakıbaba’nın aday olmasını istemeyen 7 Milletvekili ve yine kamuoyunun büyük bir kesimine göre Vali..

Şimdilik böyle bir ayrışma varsada önümüzdeki günlerde bu ayrışmalar artarak devam edecek. Her iki cephede kim nerede yerini alacaksa alacak..

Olaya Fakıbaba ve Oymak cephesinden ayrı ayrı yaparsak aslında Şanlıurfa’da seçim stratejisini kim daha mantıklı götürürse o bu yarıştan istediğini alarak çıkacaktır.

AK Partinin yaptırdığı Anket kamuoyunca biliniyor. Ancak Fakıbaba’nın rutin olarak yaptırdığı anketlerde oylarının her geçen gün biraz daha arttığı da biliniyor.

Örneğin 5 yıllık süreçte bırakın iki ya da üç ayrı Polis kamerasının istisnai bir-kaç olay dışında tek bir Polis Kamerasının dahi kendisini takip etmediği bir süreç biliniyorken Sanayi Sitesinde yaşananlar bence Fakıbaba’yı bir başka açıdan daha çok çekim merkezi haline getirmektedir. Fakıbaba baskı-pres yedikçe halk o’na karşı daha çok kenetlenecektir. Çünkü mağduriyete karşı Şanlıurfa halkının nasıl refleks gösterdiğini biliyoruz. O halde AK Partiye katkı sağlamam gerekiyor diye düşünenler de bence 2 aylık sürede nasıl bir yol haritası çizmeleri gerektiği hususunda iyice düşünüp öyle hareket etmelidir.

Aslında her iki cephede gerginliğin düşmesini istiyor. Ancak mevcut gelişmelere baktığımızda gerginliğin çoğu kez bilmeyerek arttırıldığını görüyoruz.

Bu iş bıyık-sakal meselesi gibidir. Fakıbaba’nın seçimi kazanması halinde daha sonraki süreçte işin ayrı bir boyutudur. Bir yanda “Hayırcı” Milletvekili vardır ama “Evet”ci Milletvekillerininde 1 Nisan’dan itibaren nasıl bir tavır alacakları mevcut gelişmelerden ne kadar rahatsızlık duyup duymadıkları birazda hesaplanmadan paldır-küldür işlerin yapılması daha sonraki süreçte bir başka hesaplaşmayı da beraberinde getireceği sanırım ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli bir hususdur..

Ne yapılacaksa her şey Demokratik olmalıdır. İktidar gücü elbette kullanılacaktır. Tıpkı Belediye gücünün kullanılacağı gibi.. Ama bu orantısız güç olmamalıdır. Yani olay İsrail-Gazze olayına dönüştürülmemelidir.

Fakıbaba’yı aday göstermemekte başarılı olanların seçim sürecinde çok büyük bir çaba ortaya koymasından daha doğal bir şey olamaz.. AK Partiden aday gösterilmeyen ve Saadet Partisine geçen Fakıbaba’da aynı çabayı ve olağanüstü performansı göstermesi elbette olacaktır.

Ama tüm bunlar yiğitçe olmalıdır.

Peki olmazsa ne olur?

Bence stratejik hata yapan hezimete uğrar..AK Parti adayı Mehmet Oymak Cumartesi günü Şanlıurfa’ya geldi. Elbette yol gösterici, inandığı kurmaylarla oturup konuşacaktır. Gerginlik politikası arttırılması halinde bunun aleyhine oluşacağını sanırım en iyi kendisi bilmektedir.

Fakıbaba’nında gerginlik politikasıyla mevcut oyunu korumayı amaçlayacağını asla düşünmüyorum. Kaybetmeyi göze alsa bile bunu yapmaz. Yapmamalı.

Yani iki cepheyede bu süreçte büyük görev düşüyor.

Yazının başında 17 Şubat’dan bahsettim. Belediye Meclis ve İl Genel Meclisi adaylarından bahsettim.

Benim endişem her iki cepheninde özellikle Belediye Meclis Üye adayları listesinde GAP’ın Merkezi Şanlıurfa’yı istenilen yere getirebilecek adayları tercih etmemeleridir.

Şayet Fakıbaba AK Partiden aday olsaydı kamuoyu sadece bu listelere odaklanacak. Listelerde yer alabilecek her aday gerektiğinde Şanlıurfa’da Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği yapabilecek isimlerden oluşabilecekti.

Ama şimdi oy çok kıymetli. Bu nedenle şimdiden burada yazıyorum. 17 Şubat’da özellikle Belediye Meclisi listelerinin halkın beklentisini pekde karşılayacak listeler olacağına inanmıyorum. Umarım ben yanılırım. Hem Fakıbaba’nın, hemde Oymak’ın Belediye Meclis Liste adayları, sıralamaları dört dörtlük olur.