Ömer KAPAKLI


Yakın Körlüğü Ve Ferhat Şelli


12 Haziran seçimleri Türkiye’nin en önemli seçimlerinden biri olarak tarihe geçecektir. Bu seçimler Türkiye için ne kadar önemliyse Şanlıurfa için de o kadar büyük önem taşıyor. Dünyada Türkiye’nin, Türkiye’de ise Şanlıurfa’nın önemi bu seçimleri önemli kılan etkenlerin başında geliyor. Şanlıurfa GAP’ın Merkezi, Ortadoğu’ya açılan en önemli kapılardan biri. Ortadoğu’daki siyasi gelişmeler ister istemez Türkiye’yi ve Şanlıurfa’yı ön plana çıkarıyor.

Maalesef her zaman tüm hemşehrilerimizin kabul ettiği bir hastalığımız, yakın çevrelerimizde ortaya çıkan güzellikler karşısında uzaklardan uzak bir insan tavrı sergiliyoruz.

İşte bu bakış açımıza göre, önce bir filiz halinde ortaya çıkan, sonra sürgün haline gelip ardından da salınıp sallanan kocaman bir çınara dönüşen bizim insanlarımız hep o ilk nazarın mahkumiyetine maruz kalır; maruz kalır da “O da bizden bizi”denilip ona hep bir filiz nazarıyla bakılır.

Şanlıurfalıların ifadesiyle “Urfalının terazisi Urfalıyı hafif tartar

Her alanda birçok hemşehrimizin bu şehir için samimiyet, vefa ve sadakatlerini maalesef olması gereken seviyede takdir ettiğimizi de söyleyemeyiz.

Yakın körlüğümüzün yanında, “Yarışı ben kazanayım”, “İpi ben göğüsleyeyim” gibi düşüncelerimiz, çekememezlik körlüğü, haset körlüğü, rekabet körlüğü gibi daha başka körlüklerimizde var.

Şunu ifade edeyim ki, eğer bazıları, başarı ve muvaffakiyetleri içine sindiremeyip kıskançlık, çekememezlik, haset ve hatta kimi zaman tahriple bu hazımsızlıklarını ortaya koyuyorlarsa, siz yine de, dişinizi sıkıp sabretmeli ve benzer mukabelede bulunma gibi bir yanlışlığın içine düşmemelisiniz.

Bu noktada kalemiyle ve diliyle bu memleketin vebalini taşıyanlardan biri olarak, bir hissiyatımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Yıllarca Şanlıurfalılar iş dünyasında, siyasette, bürokraside, sanatta, akademik dünyada, Ülkemize mal olmuş marka değerlerimizin olmamasını sıra gecelerinde söylenip dövündük durduk.

Peki bu şahsiyetlerin ortaya çıkması adına ne projemiz var veya çıkanlarla ilgili ne vefa gösterdik diye de hiç kendimizi sorgulamadık.

Şanlıurfa’nın vekilliğine de başka bir ifadeyle 1.5 milyon kişinin vebaline talipli olan aday adaylarına bir vicdan muhasebesi yaparak seslenmek istedim.

Etrafınızda dost bildiğiniz kimselerin iltifatlarını bir kenara bırakıp, Aday olmadan önce bir kere daha düşünüp Ülkeyi ve Şanlıurfa’yı 2015 yılına taşıyacak bu dönemki Mecliste ben bu memleketin vebalini liyakatimle, bilgimle, tecrübemle ne kadar taşıyabilirim diye düşünün. Bu karar da en iyi dost ise kalbinizin sesi ve vicdanınız olacaktır.

Çünkü Şanlıurfa’nın da bu Ülkenin vebali de sizlerin elinde olacak.

Esas itibariyle, her aday adayımızın memleketine duyduğu sevgiden hiçbir kuşkum yok. Fakat bu aday adaylarımızın işi ehline verin düsturundan da kuşkuları olmadığını iyi biliyorum.

Geçen gün 20 yıldır yakından tanıdığım değerli Hemşehrimiz Tarım Bakanı Müsteşar Yardımcısı Ferhat Şelli ile telefonda görüştüm. Konuya direkt girip 2 dönemdir isminiz yoğun geçmesine rağmen aday adayı olmadınız. En son Belediye Başkanlığında da Ankara’dan yoğun taleplere rağmen aday olmadınız. Artık bu sefer Aday adayı olmalısınız. Aday adayı olmakta çekinceleriniz nedir bilmiyorum. Şanlıurfa’da siyasi tüm konuşmalarda vatandaş kendi kafasında liste yaparken bir şekilde sizin isminiz ide zikrediyor. Ancak gördüğüm kadarıyla bu seçimde de aday adaylığını pek düşünmüyorsunuz. Mevcut beklentiler karşısında bu sorumluluktan kaçınmamanız gerekir dedim.

Kendisi aynen şöyle dedi : “Ömer Bey. Tabi ki siyaset ve yasama organında bulunmak kutsal ve onurlu bir görevdir. Bu göreve de her hemşehrimizin samimi aday olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her yönüyle şahsımdan üstün ve bu vazifeyi hakkıyla yapıp temsil edecek önemli değerlerimiz var.

Fakat öte yandan işçisinden memuruna,işvereninden esnafına kadar herkes de bulunduğu konumda bu memlekete hizmet edebilir diye düşüncem var.

 İkincisi, bu tür hizmetlere siz ne kadar talipli olursanız olun Cenabı hakkında bir kader ciheti ve planı vardır. Dolayısıyla bu konuda azim olabilir fakat hırs göstermeden hayırlısını istemek lazım”dedi.

Kendisine “Tamam böyle düşüncen çok normal. Ancak Şanlıurfa’nın bu beklentisine karşılık vermelisin. Sivil Toplum örgütlerine bakıyorum.Yüzlerce aday adayı olmasına rağmen sizin adınızı özellikle zikrediyorlar. Kamuoyunun bu yöndeki isteğini ve talebini Urfa adına dikkate alman gerekiyor”dedim.

Tarım Bakanı Mehdi Eker ve yakın çalışma arkadaşı hemşehrimiz Ferhat Şelli gerçekten son yıllarda bu bölgeye önemli hizmetleri oldu. Bu hizmetlerden dolayı da Meclis Genel Kurulunda bütçe görüşmelerinde muhalefet partilerince defalarca eleştirildiler ve bu eleştiriler Meclis tutanaklarına geçti.

Artık bundan sonraki yazılarımızda terazimizin hep hafif tarttığı dışarıda Ülke adına birer değer olan fakat bizim yanımızda “O da bizden biri”, denilip ona hep filiz nazarıyla baktığımız değerleri sizlere tanıtmaya çalışacağım. Ferhat Şelli gibi Urfa’nın daha birçok kıymetli insanları var. Bu değerlerin bu önemli seçimde mutlaka aday adayı olmaları gerekiyor.

Gaziantep 2002 yılında Kürşat Tüzmen’i, 2007 yılında Mehmet Şimşek’i aday gösterdi. Hem de Gaziantep’li olmamalarına rağmen. Bu iki isim kendi dönemlerinde Bakan olarak Gazintep’e çok önemli hizmetler getirdi.

Urfa olarak belki bizim bünyemiz dışarıdan birinin getirilmesine mevcut süreç de karşı olabilir ama hiç olmazsa mevcut değerlerimiz aday adayı olmalı.

Birçok değerli insanın bir endişesi de açıklanacak listeyle ilgili.

Ben bu şekilde düşünenlere açıkça şunu söylemek istiyorum. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 12 Haziran seçimleri öncesi Şanlıurfa’yı bizzat kendisi dizayn edecek. Çünkü 2002 ve özellikle 2007’deki tepkileri bizim kadar biliyor.29 Mart seçim sonuçları ve ardından Referandumdaki katılım oranı ve “Evet” oylarının mesajını Sayın Başbakan ve çok yakın çevresinin çok iyi algıladığını düşünüyorum.

Şahsen ben 12 Haziran seçimleriyle ilgili olarak AK Partinin Milletvekili listesinin Şanlıurfa kamuoyunun beklentilerine cevap verecek nitelikte olacağına inanıyorum.

Bu nedenle Sayın Başbakan ve yakın çevresinin yani listeyi onaylayacak mercicinin elini rahatlatıp kendilerine önemli alternatifler çıkarmak zorundayız.