Ömer KAPAKLI


Şanlıurfa ve Gündem


Türkiye’nin gündemi her an değişebiliyor.. Bunun nedeni Türkiye’nin Coğrafi durumundan kaynaklanıyor. Meydana gelen hiçbir olayın kendiliğinden olmadığını bilmek gerek. Türkiye enerjisini kurulmuş birçok tezgah nedeniyle bana göre boşa harcıyor. Oysa başta Hükümet olmak üzere Ülkedeki kuruluşların Ülke yararına yapması gereken o kadar büyük olayları varki.. Bizi kendi halimize maalesef bırakmıyorlar.



Şanlıurfa’nın da gündemi aslında Türkiye’nin bir başka versiyonu.. Şanlıurfa GAP’ın merkezi.. Şanlıurfa dinamik nüfusuyla geri kalmışlığa son vermesi için birlik ve bütünlük içersinde çok büyük çaba koyması gerekiyor. Maalesef Şanlıurfa’ da da büyük ölçüde enerjimizi boşa kullanıyoruz.



Yıllardır Şanlıurfa’da başta Vali Yusuf Yavaşcan ve Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba olmak üzere tam anlamıyla bir küskün ordusu..



Medyanın büyük bir bölümü Vali’yle, bir kısmı Belediye ile kavgalı.. İl’in Valisi birçok kurumla kavgalı..Tepedeki kavga maalesef toplumun herkesimini kemiriyor. Milletvekillerimizin bir kısmı “Valici”, bir kısmı “Başkancı” Öyle bir ayrışma söz konusu ki neredeyse herkes birbiriyle kavgalı. Bunları son Vali-Medya kavgasının etkisiyle yazmıyorum. Zaten aylardır bu sürtüşme bir şekilde devam ediyordu.



Türkiye coğrafi açıdan ne kadar büyük önem taşıyorsa, Şanlıurfa’da Türkiye’deki kentler arasında böylesine önemli bir misyona sahip.



Şanlıurfa’nın en büyük özelliği huzurlu bir kent olması değil mi? Genelde üst düzey yönetiminin birlik-beraberlik içersinde olmasından kaynaklanmıyormuydu? Maalesef öyle bir noktaya geldikki şehri yönetenler (Başta Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü olmak üzere)herkes birbiriyle kavgalı..



Salı ve Çarşamba günü Ankara’daydım. Şanlıurfaspor Yönetimi olarak 30 Bin kişilik Stadyumun bir an önce bitirilmesi için Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başeskioğlu başta olmak üzere birçok görüşmemiz oldu..Ayrıca izlenimlerde de bulundum.



Ankara’dan Şanlıurfa’ya bakanlarda aslında burada meydana gelen tüm olayları yakından takip ediyor. Şanlıurfa’da yaşanan bu gerginliklere son noktayı koymak gerekiyor. Mevcut gerilimi düşürmek gerekiyor. Meydana gelen tüm bu olaylar Şanlıurfa halkınıda geriyor. Tabi bu durumdan istifa etmek isteyenlerin ekmeğinede yağ sürüyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek.



Meydana gelen tüm bu olaylar karşısında “Ben haklıyım”, “Ben söylemiştim” gibi olayları aşmalıyız. Ortada bir sorun varsa (Ki inanılmaz boyutta) bu durum bu şehirde yaşayan hepimizin ortak suçudur. Şanlıurfa yaygın Medyada maalesef son dönemlerde çok kötü hadiselerle gündeme gelmektedir. Oysa Kayseri , Gaziantep gibi il’ler lobi faaliyetleriyle daha iyi olmanın gayreti içersinde. Üzülerek belirtmek istiyorum. Biz şehir olarak boşa kürek sallıyoruz. Artık bazı şeylerin farkına varmalıyız. Kişisel hırslarımızı bir tarafa bırakmalıyız. Haklı-haksıza bakmaksızın şehirde bir konsensüs oluşturulmalıdır. Dikkat ediyorum meydana gelen her olumsuz olayda birçok etkili kesim sesizliğe bürünmektedir. Bu da yarının Şanlıurfası için gerçekten en büyük tehlikedir.



Tüm bu olayların durulması için bence Ocak ayını beklemek gerekiyor. Özellikle AK Parti Şanlıurfa merkez başta olmak üzere ilçe ve beldelerde Belediye Başkan adaylarını açıkladığında gerilimin büyük ölçüde düşeceğini tahmin ediyorum. Şanlıurfa şu sıralar birazda siyasi çıkarların kurbanı gibi olmaktadır.



Özellikle bizim gibi yapıya sahip olan il’lerde kesinlikle Vali-Belediye Başkanı-Emniyet Müdürünün büyük bir uyum içersinde olması gerekiyor. Bu üçlüye gerektiğinde il’in Cumhuriyet Başsavcısı, il’in Jandarma komutanı hatta il’in Tugay komutanıda eklenmelidir.Geçmişe baktığımızda özellikle bu 5 önemli Yöneticinin kendi içersindeki uyumlu çalışmalarının sağlandığı dönemlerde Urfa bir şekilde yükselişe geçmiştir.



Üstteki rahatsızlık aşağıya doğru kamplaşmalara kadar yol açmakta neredeyse kimse asli görevini yapamaz duruma gelmektedir. Şanlıurfa’daki tablo şu an itibariyle gerçekten çok olumsuz bir görüntü ortaya koymaktadır.Örneğin son Vali-Medya olayını irdelemeye çalışırsak karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.



Vali Bey’in eşi Ayla Yavaşcan hanfendinin Medyaya Suriye’de çekilmiş fotoğrafının Basına bu şekilde sızdırılması yüzde yüz yanlış. Çünkü Ayla Yavaşcan’ın Şanlıurfa’daki yaşamını hepimiz yakından takip ediyoruz. Ancak bu yanlışa bir başka yanlışlıkla karşılık verildiğini de söylememiz gerekiyor.



Yani yanlışın üzerine Gazetelere yapılan baskınlarda ayrı bir yanlış oluşturmuştur. Bunun nedeni aylardan beri devam eden sürtüşme ve kavgaların kaçınılmaz bir sonucuydu..Ama herkes açık bir yüreklilikle her iki yanlışı da ortaya koyması gerekmiyor mu? Biz Heyet halindeyken Ankara’daydık. Bu gelişmeleri Ankara’dan takip ettim. Şanlıurfa’ya döndüğümde ortaya çıkan manzara şöyleydi. Nedense büyük bir çoğunluk iki farklı olayda yanlı tutum ortaya koymuşlar. Yani ya her ikisinin de yanlış, ya da her ikisinin de doğru olduğunu söyleyerek. Bence asıl yanlış burada. Fotoğrafın bu şekilde Basına sızdırıldığının kesinlikle doğru olmadığını, etik olmadığını, Vali Bey’in şahsında Ayla Hanıma çok yanlış yapıldığını söylemek gerekiyordu. Daha sonraki baskın olayında da Vali Beyin tutumunun yanlış olduğunu açık yüreklilikle belirtmek gerekirdi.