Ömer KAPAKLI


Neden aday oldum?


29 Mart 2009 Mahalli Seçimleri Şanlıurfa’mız açısından dönüm noktasıdır. Şanlıurfa halkının büyük bir çoğunluğu ilk defa bir noktada buluşmuştur. 29 Mart 2009 saat 17’den sonra sandıklar açıldığında yılların birikimi patlayan bir volkan misali sandıklara yansıdığını hep beraber göreceğiz.. Saat 17’den sonra Şanlıurfa gibi feodal yapının en etkin il’i olan Şanlıurfa Cumhuriyet tarihimize demokrasi dersi vermiş olacaktır. İlk kez bu seçimde işçisi, köylüsü, şehirlisi, işsizi, işadamı, esnafı kısaca toplumun her kesimi ortak çizgide buluşmuş ve birlikte hareket etmektedir. Bu seçim farklı bir seçim.

Her fırsatta şunu söylüyorum. Sandıklar açıldıktan sonra uzun süre Şanlıurfa, Türkiye’nin gündeminde kalacak, sosyologlar, siyasi uzmanlar Şanlıurfa’ya gelerek burada ciddi araştırmalar yapacaklar.

Bazıları şunu anlayamıyor ya da anlamak istemiyor. “Ne oldu da bu olay bir Halk hareketine dönüştü? Bu Ahmet Fakıbaba sevgisi nasıl oluşuverdi?”

Aslında bunun cevabı çok basit.

Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba 5 yıl süresince çok iyi çalışmış. Halkla barışık olmuş. Halka Allah rızası için hizmet etmiş.

Fakıbaba elbette bu hareketin lideri. Ancak asıl konu herkes kendince Fakıbaba’yı sembolleştirmiş ve bir nedenden dolayı kendisinin yanında yer almış.

4 Haziran 2007 gününü dün gibi hatırlıyorum. Şanlıurfa kamuoyu AK Partinin Milletvekili sıralamasını ilk kez benim katıldığım programda öğrenmişlerdi. Saat tam 16.30’da. Yani YSK’ya listenin verilme saatinden yarım saat önce.

Aday adayları arasında çok önemli isimler vardı. Büyük bir çoğunluk yok sayıldı. Liste açıklandı. Çok büyük tepkiler oluştu. Ancak aradan geçen kısa sürede tepkiler normalleşti. 22 Temmuz’da da AK Parti Şanlıurfa’da umduğunun üzerinde bir oy aldı.

Çünkü başka alternatif yoktu. Listeye büyük tepki gösterenler kısmen alternatif olarak Bağımsız Milletvekili adayı Seydi Eyüpoğlu’nu gördüler ve Seydi Eyüpoğlu’na oy vererek kendisini Vekil yaptılar.

Bu süreç hem geçmişin, hem 4 Haziran’ın bugüne yansımasıdır. Halk alternatif olarak Ahmet Fakıbaba’yı gördü. Bu kendiliğinden oldu. Bunun ateşi de 18 Ocak 2009 Pazar günü saat 14’de Belediye önünde yapılan mitingdir. Hiçbir hazırlık olmadan, hiçbir duyuru yapılmadan kulaktan duyma bilgilerle 10 Binin üzerinde vatandaş o gün aday tanıtım toplantısına katıldı ve o gün aslında direnç düşmemek üzere kararını verdi..

Şimdi gelelim benimle ilgili mevzuya…

Neden aday oldum?

45 yaşındayım. Evli 3 çocuk babasıyım. Şanlıurfaspor’da ki Yöneticilik sıfatım nedeniyle doğal olarak Kulüp Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Habib Aslan Bey’le diyalogumuz gelişti. Zaten Başkan Fakıbaba ile Gazeteci-Belediye Başkanı çerçevesinde sürekli görüşüyorduk. Ancak bu süre içersinde Başkan Bey’le de daha yakın diyalog içersinde oldum. Kendisini daha yakından tanıma imkânını buldum.

İnternet Sitemizin saygın yazarlarından Ozan Ustaoğlu bir yazısında aynen şunları yazmıştı : “Burada asıl tartışılan Aşiret ve Aşiret mensupları değil, sosyal, siyasal ve ekonomik rant adına feodalitedir. Yani birilerinin Aşiretlerin ismini ve masum Aşiret bireylerini kullanarak “Aşiretçilik” yapmasıdır. Halkımız buna karşıdır..”

Gelişen süreci bu satırlardan daha iyi özetlemek mümkün görünmüyor.

Bu olay bir Halk hareketi olarak çıkmışsa, bende bu halkın içersinde olan biriysem, bende bu taşın altına elimi de, vücudumu da koymak zorundaydım ve bunu yaptım. Hayatımın hiçbir döneminde, hiçbir Partiye İl Yönetimi, Belediye, İl Genel Meclisi, Milletvekilliği adaylığı konusunda müracaat yapmış değilim. Yani geçmişimde hiçbir dönemde aktif siyaset içersinde olmayan biriyim. Gazeteci olarak da yıllardır siyasetin de içersinde olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Peki neden İl Genel Meclisi Üyeliği derseniz?

Sayın Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba bana aynen şöyle dedi. “Ömer Bey. Bu harekette sizi de aktif olarak yanımızda görmek istiyoruz. İsterseniz İl Genel Meclisi, isterseniz Belediye Meclis Üye adaylığı. Hangisini kabul ederseniz bizim için büyük şereftir, mutluluktur” dedi. Ben kendisine teşekkür ediyorum. İl Genel Meclisi adayı olmamdaki nedeni de şu şekilde izah edebilirim.

Yıllardır il’in Vali’leri ile il’in Belediye Başkanları arasında zaman zaman sorun yaşanabiliyor. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Ben bu olayın İl Genel Meclisi tarafında olmayı daha uygun gördüm. Hem Merkez, hem Merkez Köylerin sorunlarını çözmede ortaya koyacağım çaba ile halkıma daha iyi hizmet yapabileceğime inandım, hem de meydana gelen bir sorun olduğunda mantığı ön plana çıkartarak bir Gazeteci olmanın da vermiş olduğu avantajla diyalog zeminine katkı sağlayabileceğimi düşündüm. Bir anlamda Valilik ile Belediye arasında köprü konumu da diyebilirsiniz.

Çünkü ben yapı ve karakter olarak hep diyalogdan yana biriyim. Hayatım boyunca kimseye bilerek kötülük yapmadım. Allah’ıma hamdolsun ki yanlışım hiç olmadı. Zaten bu nedenledir ki 20 yıla yakın bir süredir siz halkımız beni Televizyonlarda evlerinize misafir ediyorsunuz. Urfa halkının bana da ne kadar güvendiğini çok iyi bilen biri olarak aldığım misyonun bilinci içersinde olduğumu özellikle belirtmek istiyorum.

Ahmet Fakıbaba hareketinin Saadet Partisi’nde İl Genel Meclisinde 1.sıra adayı olarak beni o mevkiye layık görenlere, bana ısrarlı teklifte bulunanlara içtenliğimle teşekkür ediyorum. Seçildiğim takdirde tıpkı geçmişimde olduğu gibi 5 yıllık süreçte de aldığım bu görevi layıkıyla yapacağıma söz veriyorum. Benim ve listede yer bulan ve seçilecek olan arkadaşlarımla birlikte o kutsal göreve asla ihanet etmeyeceğimi, bir kuruşun hesabını bile halk adına soruşturup bunu kamuoyuyla paylaşacağıma söz veriyorum. Zaten benim buna benzer özelliklerim bana bu önemli ve şerefli görevin verilmesindeki en büyük etken olduğunu özellikle altını çizerek belirtmem gerekiyor.

Bu önemli göreve seçilmem halinde başta Şanlıurfa Merkezdeki vatandaşlar olmak üzere Köylerden gelecek her vatandaşımızın hizmetinde olacağım. Ben Şanlıurfa Merkezin adayı olarak bu teklifi kabul ettim. Elbette kesinlikle hizmet noktasında ayrım olmayacak ama yıllardır dışlanan Merkezdeki vatandaşlarımın gerçek anlamda sesi olacağım. Nihayetinde Merkezde kalıp da Köyle ilişkisi olmayan Aile yok gibi. Şanlıurfa’daki Ailelerin kırsaldaki sorunları kendi sorunlarım olacaktır.

Bu arada Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Kayacan, SP Merkez İlçe Başkanı Süleyman Elgün, Saadet Partisi’nin bölge sorumlusu Şanlıurfa Eski Milletvekili Niyazi Yanmaz ve Saadet Partisi’nin kurmaylarını özellikle tebrik etmek istiyorum.

Gerek Belediye Meclisi aday listesinde gerekse İl Genel Meclisi aday listesinde Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba’ya her türlü kolaylığı gösterdiler. “Bizim için partimiz önemli”

Dediler. İsim bazında hiçbir dayatmada bulunmadılar. Saadet Partisi’nin bu davranışı da Şanlıurfa’da demokrasi tarihine not olarak düşmeye vesile olmuştur.

Not: Bu saatten itibaren 29 Mart 2009 saat 17’ye kadar bu köşedeki yazılarıma son vermiş bulunuyorum. Güneydoğu Televizyonu da dahil olmak üzere hiçbir Televizyona program yapımcısı olarak çıkmayacağım. Gerek görsel Medyaya, gerekse yazılı Medyaya yapacağım her açıklamada Saadet Partisi İl Genel Meclisi Adayı olarak yapacağımı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Güneydoğu TV, Şanlıurfa TV ve Kanal Urfa’ya yapacağım açıklamalar ve bu üç televizyonda çıkacağım canlı yayınlarda da bir Gazeteci sıfatıyla çıkmayacağımı tüm konuşmalarımın bir aday olarak yapacağımı belirtir hepinize saygılarımı sunarım…