Esma Nacak

Tarih: 08.10.2023 13:23

FİKİR AYRILIKLARI

Facebook Twitter Linked-in

         Fikir ayrılıkları, aslında  sanıldığı  kadar kötü  bir şey değildir.  Şöyle  ki; 

Tek düze  bir ilişki  her zaman monoton olup, oksijensiz kalmaya mahkumdur  ve zamanla ışıltısını kaybeder. 

Her şey zıddı  ile bellidir, bunu iyi idrak etmek gerekmektedir.

Aydınlığı  karanlık  olmadan bilmemiz mümkün  olmazdı.  Sağlığın  kıymetinin,  hastalıkta  bilindiği  gibi...

İtiraz edip muhalefet etmek de hayatin bir parçasıdır.  Ancak; muhalefet edilen konunun tartışılması  gerekir. Muhalefet eden kişinin şahsı  tartışma konusu değildir. Bunu iyi ayırt  etmek gerekir.

  

         Günlük  yaşantımızda  eşimiz, çocuklarımız,  arkadaşlarımızla  olan tartışmaların büyük bir kısmı, bu sebeple sonuca ulaşamıyor. 

Olaylarda göstermiş  olduğumuz  tutum;  olayı konunun dışına  çıkarıp  şahıslarla tartışmaya çevirdiğimiz için  konu sonuca ulaşamadığı gibi,  saygı  da aradan sıyrılıp  kalkmış oluyor.

Kültür  farklılıkları  bir tür  mozaik oluşturur. Renkleri, inişleri  çıkışları hülasa güzellik ve çirkinlikleri ile bir bütündür. Bütün, bölünmemişken güzeldir ve bunu hayatın  her alanında  hissetmek gerekir.  

        İki ayrı  evli çifti baz alacak olursak;

bunlardan ilk  karı  koca, hiç kavga etmeyip  hep ayni fikirde olsunlar. Hayata aynı yerden baksınlar. 

 Diğer  çift ise farklı açılardan  bakan  ve tartışmalı bir evlilikleri olsun. Hangi evlilik daha sağlıklı  ve huzurlu olurdu, bu göreceli  olmakla birlikte tartışmalı  olan evliliğin,  daha sağlıklı bir ilişki olacağı saptanmıştır. Çünkü  uyum sağlamak zorunda hissetmek ve uyumlu olmak farklı  şeylerdir.

Kişi  düşünce  özgürlüğüne sahiptir. Bastırılmış duygular, mutsuzluğun  ilk adımıdır.  Yalnız dikkat edilmesi gereken husus saygı çerçevesinde  tartışmak olursa, mutlu ve huzurlu bir hayatın  anahtarı  olacaktır… 

 

Eleştiriyi  bir kenara bırakıp, özeleştiri ve empati gibi ilişkilere anlam katacak alışkanlıklar  edinilmelidir.

      Sözün kısa  olanı makbuldür.

 Kendimizi değiştirmek ve karşımızdakini  anlamaya çalışmakla  başlamalı  ve kendi eksikliklerimizi görüp, karşı  taraftaki eksiklere odaklanmadan saygı  çerçevesinde  kalmalıyız. Unutmamamız  gereken şey; bütünü olduğu  gibi kabul etmektir. İyisi ile kötüsü  ile…Her şey, olması gerektiği  gibi...

 

 

 

 

  

 







Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —