Ömer KAPAKLI

Tarih: 22.10.2009 10:44

ÖRNEK BİR POLİTİKACI: FARUK BAYRAK

Facebook Twitter Linked-in

22 Temmuz 2007 seçimlerinde Milletvekili Faruk Bayrak AK Partinin Listesinde yer alamadı. 4 Haziran’da Güneydoğu Televizyonunda AK Partinin listesini kamuoyuna verirken Listede Faruk Bayrak’ın isminin olmayışına hayretler içersinde karşılamış ben bile çok emin olduğum bir kaynaktan edindiğim bu bilgiyi izleyicilerle paylaşırken tereddütlü bir şekilde sıralamayı Şanlıurfa kamuoyuna duyurmuştum.

 

Aslında Siyaset tam da böyle bir şey. Bazen Listeye kesin olarak girecek isimleri göremeyebiliyorsunuz. Örneğin Zeynep Karahan Uslu’da aynı seçimde İstanbul Listesinde yer almamıştı. Ancak her iki eski Milletvekilininde ortak özelliği seçimden sonra da AK Partide çalışmalarını devam ettirmeleri oldu. Başbakan’a küsmediler, tavır koymadılar. Daha sonraki süreçte Zeynep Karahan Uslu AK Parti Merkezinde önemli görevler aldı. Son Merkez Karar Yürütme Kurulu Listesine girerek ilk yapılacak seçimde İstanbul’dan istemesi halinde adaylığına kesin gözle bakanlar çoğunlukta. Faruk Bayrak’da 2007’den sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Şanlıurfa ziyaretlerinin tümünde memleketine geldi. Şanlıurfa’nın her önemli gününde İstanbul’dan Şanlıurfa’ya geldi.

 

29 Mart Mahalli Seçimleri Şanlıurfa açısından büyük önem taşıyordu. O süreci aktif siyaset yapan biri olarak en iyi bilenlerden biriyim. Faruk Bayrak süreçin tamamında AK Partinin başarılı olabilmesi için büyük çaba gösterdi. Partisine maddi ve manevi her türlü katkıyı yaptı.

 

Doğrudan Doğruya. Demokratik sürecin öyküsü adlı Kitabımda Faruk Bayrak’ın yapmış olduğu etkili çalışmayı ayrıntılarıyla yazmıştım.

 

Milletvekilliği yaptığı süre içersinde Valilik, Belediye, Şanlıurfa Medyası başta olmak üzere tüm kuruluşlarla diyaloğ içersinde oldu.

 

Açıklamaları, ortaya koyduğu tavır, ağırlığı, sayğınlığıyla kısa sürede en çok sevilen Milletvekilleri arasında yerini almasını bildi. Tam anlamıyla Şanlıurfa’da denge unsuru oldu. Memleketi germedi. Milletvekilliği süresince hiçbir şaibeye karışmadı. Yaptığı her çalışma büyük bir şeffaflık içersinde geçti.

 

Gerek Milletvekilliği döneminde, gerekse bu görevi sona erdikten sonra Şanlıurfa Balıklıgöl Sağlık Ocağının tefrişatını yaptı.

 

Hilvan Uluyazı Köyünde Cami yaptırdı.

 

Hilvan Faruk Bayrak Sağlık Ocağını yaparak Hilvan’da Sağlık sorununun çözümüne katkı sağlamaya çalıştı.

 

Hilvan Faruk Bayrak Gelişim Merkezini kurdu.

 

Hilvan Lisesi Bilişim Teknoloji Sınıfının donamını yaptı.

  

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünüsa Hanımın 80 Yazarla Şanlıurfa’ya gelmesini gerçekleştirdi. Şanlıurfa’da Konuşan Kitap Şenliğini düzenleyerek Yazarların ilgisini Şanlıurfa’ya çekmesini başardı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le olan yakın ilişkisi nedeniyle Şanlıurfa Merkeze gelen birçok hizmette önemli rol üstlendi.Şanlıurfa’yı sadece Hilvan’la sınırlandırmadı. Şanlıurfa Merkezin ağırlıklı Milletvekili oldu. 29 Mart seçimlerinde bırakın Şanlıurfa Merkezi, kendi doğduğu ilçe olan Hilvan’la ilgili Belediye Başkanlığı adaylığı için görüşü bile alınmamasına rağmen birçok AK Partili kendi Partisine ters çalışırken kendi hem İlçelerde, hemde Şanlıurfa Merkezde aktif çalışma yaptı.

 

Tüm bunları ne için yazıyorum?
Zaman zaman yapılacak seçimlerle ilgili bulunduğumuz ortamlarda Milletvekili aday isimleri gündeme geliyor.

 

AK Partiyle ilgili fikir jimnastiği yapıldığında genelde Faruk Bayrak’ın yeni dönemde tekrar listede yer alacağı belirtiliyor. Tıpkı İstanbul için Zeynep Karahan Uslu’nun konuşulması gibi.

 

Buradan şu sonuç çıkıyor.

Demekki siyasete günübirlik bakmamak gerekiyor. Listeye girmezsen bile Partin için mücadeleni sürdüreceksin.

 

Bundan da önemlisi özellikle Milletvekili iken yaptığın çalışmaları vatandaş yakından takip ediyor. O makama layıkmı, değilmi bunu çok rahat tespit edebiliyor.

 

Yakından tanıdığım Faruk Bayrak Milletvekilliği döneminde Şanlıurfa geneline birçok hizmet kazandırdığını biliyorum. Gerçekten büyük bir denge unsuru olduğunu da biliyordum. Ancak bana göre kendisi Milletvekili iken Şanlıurfa’ya en büyük hayırı yetenekli, dürüst şu anda Ankara’da birçok önemli mevkide bürokrat olarak Ülkeye hizmet eden bazı Urfa’lıların o makama gelmesinde ortaya koyduğu kararlılıktır. Şu anda kilit noktalarda görev yapan Urfalı bürokratların o mevkiye gelmelerine aracılık etmesi , onlara sahip çıkması bence Urfa’ya yapmış olduğu en büyük iyiliktir.

 

Ankara’daki bürokratların büyük bölümünün Karadeniz ve Kayseri kökenli olduğunu biliyoruz. Bir Ülkenin ya da bir Ülkedeki kentin başarılı olabilmesi için Lobinin ne denli önemli olduğunu biliyoruz. Ankara’da 3-5 bürokratımızın bile kendi çapında Urfa’ya yaptıkları katkılarıda biliyoruz. Her dönem bir Milletvekili 3-5 Urfa’lının elinden tutmuş olsaydı, Ankara’da önemli Bakanlıklarda görev almalarına vesile olsaydı bugün Şanlıurfa’mızın genel durumu çok daha farklı olurdu.

 

Önceki hafta Belçika’nın başkenti Bürüksel’e yaptığım ziyarette Rehberimiz Bürüksel’i tanıtırken “Avrupa Birliğinin Başkenti. Her gün çeşitli Avrupa Ülkelerinden 2 Milyon araç Brüksel’e gelir. Çünkü Avrupa’daki tüm çalışmalar Brüksel’den idare edilir. Sadece Brüksel’de 2 Bin tane Lobi faaliyetleri için çeşitli Şirketler vardır”derken Lobinin ne demek olduğunu bir kez daha Brüksel’deki o Rehberimiz bana hatırlatma imkanı tanımıştı.

 

Şanlıurfa’mızın bir yerlere gelmesini istiyorsak, şehirde bir daha 29 Mart öncesinde olduğu gibi büyük gerginlikler yaşanmasını istemiyorsak başta AK Parti olmak üzere iddialı tüm Partilerin Şanlıurfa’daki Listeleri ve sıralamalarının çok önemli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

2010 ya da 2011 yılında yapılacak seçimlerde AK, MHP, CHP gibi baraj sorunu olmayan Partilerin Şanlıurfa listelerine ve sıralamalarına baktığımda size seçim sonrası nasıl bir Şanlıurfa şablonu oluşacağını yeni dönemde Şanlıurfa’nın nasıl bir konuma gelebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Kişisel düşüncem. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İlk yapılacak seçimler Şanlıurfa’nın maküs talihinin kırılması yönünde olacağına inanıyorum. Listede yer alacak isimlere baktığımızda seçilecek 11 Milletvekilinin en az 3-4’ünün rahatlıkla Bakanlık görevi yapabilecek özelliklerde olacağını göreceğimize ben inanıyorum. Zaten böyle bir dizayn olmaması halinde 29 Mart seçimleri ve ortaya çıkan tablonunda bir anlamı kalmayacaktır.

Partilerin tümünde liste rahatsızlığı olması halinde vatandaş bize “29 Mart seçimindeki irademiz nerede kaldı?”diye sormayacakmı…

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —