Ömer KAPAKLI

Tarih: 04.08.2010 10:03

KABUĞUNU YIRTAMAYAN KENT

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye kavruluyor. Marmara başta olmak üzere Ülkenin birçok Bölgesinde sıcaklar insanları bunaltıyor. Ancak Şanlıurfa’lılar olarak biz sıcaklara alışığız. 40 ile 45 derece bizler için Temmuz ve Ağustos aylarında sıradan dereceler olarak algılanıyor.

Türkiye’nin en sıcak İl’i Şanlıurfa…

Şanlıurfa’lılar, Urfa dışına çıktığında şort-tişört giyiyor.

Ancak Türkiye’nin en sıcak il’inde şortla birini göremezseniz. Gelen bir yabancı şortla şehirde dolaştığında vatandaş garipseyerek bakıyor. Gözleriyle şort giyeni de rahatsız ediyor.

15-20 yıl öncesine kadar Şanlıurfa’lıların herhangi bir Tatil bölgesinde mülk ev edinme, ya da kira tutma alışkanlığı yoktu. Aradan geçen süre içersinde bu katı tutumdan vazgeçildi. Uzun tatil süreçleri son 5 yılda geleneksel  hale geldi. Ekonomik durumu iyi olanların Akdeniz ve Marmara ağırlıklı  mülk yazlık evleri var.

Oralara gittiklerinde Sitelerinde bisiklete biniyorlar. Sabah yürüyüş yapıyorlar.

Ancak Şanlıurfa’da bildik-tanıdık birini Bisikletle dolaşırken gördünüz mü? Zaten Bisikletle gezintiye çıkana “Adam kafayı yemiş”derler.

En muhafazakar Aile bile Tatilde Urfa dışına çıktığında eşini, çoluk-çocuğunu yanına alarak akşam yemeğine   tatil beldesindeki Lokantaya gidiyor. Ancak Şanlıurfa’da bırakın en muhafazakarı, en açık olan Aile profili bile eşini, çoluk-çocuğunu yanına alarak Lokantalara gidemiyor. Genelde Bayanlar ayrı, erkekler ayrı olarak çıkıyorlar. Bu konuda elbette bazı istisnalar var.

Söylemek istediğim şu.

Şanlıurfa’lılar kabuğunu bir türlü yırtamıyor.

Bunda Şanlıurfa’da yerleşim alanı olarak Mersin örneğinde olduğu gibi Site yaşantısının olmaması etkili olabilir. Belki modern Siteler şehrimizde de yapılmış olsa vatandaş Sitesinde şort giyebilir, havuza girer, bisiklete biner, yürüyüşünü yapabilir. Nedense Müteahitler Şanlıurfa için bu tür yaşam olanakları sağlayamadılar. Oysa modern Sitelerin yapılması halinde çok büyük talep göreceği kesin. Kısmen Karaköprüde üç-dört apartmanın birleştirilerek adına Site konulduğunu biliyoruz. Oralarda yaşamın biraz daha farklı olduğunu görüyoruz.

Geçen gün bir arkadaşımla Şanlıurfa’nın en güzel mekanlarından Çulcuoğlu Tesislerindeydim. Uzun süren akşam yemeği sohbetimizde bu konuları konuştuk. Arkadaşım bana aynen şöyle dedi. “Dikkat ederseniz buradaki masalarda oturanlar bile yan masaları gözetliyor. Kim kimle gelmiş, kim kiminle ne konuşuyor merakı var. Şanlıurfa’da ele aldığımız bu konularda değişimin olması için şehrin önemli isimlerinin bu işte öncülük yapması gerekiyor. Şanlıurfa’lılar kendilerinden çok başkalarıyla ilgileniyor. Kimin durumu ne, kim ne yapmış. İlginç bir şehir.Türkiye’nin en sıcak il’inde gündüz erkekler şapka ile, fötr ile neden dolaşmaz? Oysa arşivlere baktığımızda örneğin 1950’li, 60’lı yıllarda çekilen tüm fotoğraflarda Bayların fötürlü, şapkalı olduğunu görüyoruz. Batı il’lerinde hava biraz ısındığında insanlar şemsiye ile yürüyor. Herkes şapka takıyor. Bizim Urfa’da şapka ile dolaşmak bile ayıp sayılıyor. Bu konuları köşende yaz”dedi.

Bende akşam yemeğinde bu konuştuklarımızdan etkilenerek bu yazıyı yazdım. Herkesin evinde kısa şort kotlar mutlaka var. Ancak kısa şortlar sadece tatile gidildiğinde bavula konuluyor. Bu yazıyı okuyan sizlerin şortu yokmu? Var olan şortunuzla birgün Urfa’da caddede yürüdünüzmü? Bu sıcaklarda şapka takmak istemezmisiniz? Akşam saatlerinde bisiklete binmek içinizden hiç gelmiyormu? Eşinizle, çocuklarınızla birlikte herhangi bir Lokantaya gitmek hiç mi istemiyormusunuz?

Kabuğunu yırtamayan kentte bazı durumlara Vali Nuri Okutan müdahale  ediyor. Tatbikatı önce kendisi yapıyor.

Sayın Vali ne dersiniz?

Bir gün yanınıza Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba’yı alın. Şortları çekin, kafanızada şapka takıverin. Bisiklet turuda yapabilirsiniz. Ben ve benim gibi düşünenlerde size iştirak edebilir. Deli diyeceklerse , yadırgayacaklarsa önce bize söylesinler.

Urfa’lı bir şeyi yaparken önce gözüyle görecek. Görmeden yapmaz. Bizden görsünler, bir anda Temmuz ve Ağustos aylarında şehrin görüntüsünün değiştiğini görürsünüz.

Kimbilir belki bu işe inşaat işçileri hemen başlayabilir. Geçen gün bir inşaatta işçi kardeşimle bu durumu konuştum. Bana “Ağabey haklısın. Bu sıcakta çalışmak çok zor. Benim de evde  şort var. Yarın giyerek geleceğim. Arkadaşlarım beni dalgaya alacaksa alsın”dedi.  Güneydoğu Televizyonu ilk kurulduğu yıllarda bizim en büyük sıkıntımız Firmalardan Reklam almaktı. Çok izlenmesine rağmen, herkes kendi işyerinin reklamını vermek istemesine rağmen Firma sahipleri “Vallahi utanıyorum. Kendi işyerimin reklamını vermek sanki bana ayıp geliyor”diyordu. Bir yıl biz firma yetkililerine bu durumu izah etmeye çalıştık. Çekinmeyin. İşyerinizin reklamını vermek ayıp değil dedik. İki-üç etkili firma reklam verince bir anda tüm firmalardan reklam almaya başlamıştık.

Şu anda da herkes bu konuda kabuğunu yırtmak istiyor. Ama sanki birilerinin ortaya çıkmasını bekler gibi bir halleri var.

Havalar çok sıcak. Sıcak havalara uygun bir yazı yazmayı düşündüm. Görüş ve önerilerinizi bekliyorum.  


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —