Ak Partinin Listesiyle ilgili tepkiler devam ediyor. Bu tepkiler bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Ama bugün biraz da Urfa olarak biz kendi özeleştirimizi yapsak kötü mü olur?
351 aday adayı müracaat etti. Kim nasıl bir liste yapsaydı tepki olmaması mümkün değildi. Ancak mevcut liste hem 7 şiddetinde oldu, hemde ardından tsunami etkisi yarattı. Yani bu depremi örneğin 5 şiddetine, 6 şiddetine çekme imkanı vardı.
Şimdi gelelim özeleştiriye..
AK Partinin Teşkilatında aktif olarak görev yapan, ya da kısa süre önce Teşkilattan ayrılan ancak 2002 yılından bu yana bir şekilde AK Parti teşkilatında yer alıp da aday adayı olan bazı isimlere bakalım : Mehmet Ekinci, Abdülkadir Kirli, Abdullah Barut, Ahmet Düşünür, Cuma Ağaç, Fevzi Demirkol, Mehmet Oymak, Veysel Polat, Ömer Hacikamiloğlu, Remzi Canbeyli, Kemal Saraçoğlu ve daha bu isimlere eklenecek birçok isim..
Şimdi size soruyorum. Türkiye’de hangi İl’in AK Parti teşkilatında bu kadar istifa oldu? Zaten 351 aday adayı sayısıyla İstanbul’dan sonra maşallah ikinci sırayı aldık.
Teşkilattaki isimlerin hemen hemen hepsi aynı zamanda Merkez Adayıydı. Yani bu isimlerin hangisini ilk 7’ye koysaydık kendi kendimize “Hani bizim Merkez adayımız?”diye övünmez, üzülmezdik.
351 aday adayı listesine şöyle bir göz atıyorum. Bazı Merkez aday adaylarının isimlerini sizlerle paylaşmak istiyorum : Bekir Eren, Eyüp Sabri Göncü, M.Ali Kapaklı, Ferhat Şelli, Habib Arslan, Nevzat Yetkin, İ.Halil Peltek, Selahattin Canbeyli, Selami Yıldız, Gülender Açanal, Fatih Kahya, Osman Güzelgöz ve yüze yakın Merkez aday adayı..
Peki bu aday adayları Ankara’da kaldıkları süre içersinde ne yaptılar?
Elbette istisna var. Ancak büyük bir bölümü rakip gördüğü Merkez aday adayları üzerine oynadı. Olmadık laflar ürettiler, birbiriyle uğraştılar.
Teşkilattan aday adayı olanlar yıllardır birlik-beraberlik içersindeydi. Bir araya gelerek “Kardeşim hepimiz birden istifa etmeyelim. Partimiz içinde bu handikap olur. Gelin aramızda anlaşılım. En fazla iki kişi istifa etsin. Teşkilat olarak bu iki isimi destekleyelim”diyebilirlerdi. Bunu yapmamakla birlikte birbirlerine düştüler. Genel Merkezde Haluk İpek gibi etkili isimlere yakın kişilerdi. Hepsi AK Partinin tepesindeki kişilere ulaşma imkanları vardı. Anlayacağınız 2007’de olduğu gibi Ankara’nın da kafasını karıştırdılar. Ankara’da AK Partide belirleyiciler ne yapacaklarını şaşırdılar. Öyle bir duruma getirildiki Ankara “İyisimi biz hiçbirini aday yapmayalım”deme noktasına geldi.
Teşkilat dışındaki Merkez adaylarıda ilerleyen süreçte birbirine feragat edebilirdi. Şansı azalan “Ben falan kişi için adaylıktan çekiliyorum”diyebilirlerdi. Maalesef taktiksel olarak büyük hatalar yaptılar. 2007’de olduğu gibi Ankara’da kamp kurdular. Kendilerini anlatmaktan çok, rakip gördükleri kişiler için olmadık laflar söylediler.
Yani çuvaldızı birazda kendimize batırmalıyız.
Gerçekleri görmek zorundayız.
Görelim ki bir dahaki seçimde aynı hatayı yapmayalım.
AK Partinin eski İl Başkanı Mehmet Ekinci bana göre düzeyli bir İl Başkanlık yapmıştı. 2009’da istifa ederek Belediye Başkan Aday adayı olmasaydı. 29 Mart sürecini de İl Başkanı olarak tamamlayabilseydi.. 2011 seçimleri öncesi İl Başkanlığından istifa edip Milletvekili adayı olsaydı ne derdik : “Mehmet Ekinci Aday olmayı hak etti” derdik. Ama bunu yapmadı. Yani taktiksel hatanın kurbanı oldu.
Bu durum Ahmet Düşünür içinde geçerli. Şahsen benim kişisel olarak sevdiğim bir kişi. 29 Mart seçimlerinde AK Partiden 1.sıra Belediye Meclis Üyesi olarak siyasete girdi. Mesleği Avukat. Yani siyaset için bulunmaz bir Meslek.. Daha sonra İl Başkanı oldu.
Hem İl Başkanı, hem Belediye Meclis üyesi.. Tüm bunlar 2 yılda oluyor. Kimin eline böyle imkan verilir. Peki Ahmet Düşünür ne yaptı? İstifa etti Milletvekili adayı oldu. Oysa Ahmet Düşünür İl Başkanı olarak devam etmeliydi. Teşkilatta istifa etmeyi düşünenlerin büyük bölümüne “Arkadaşlar yapmayın. 550 Milletvekili adayın hepsi Urfa’ya tahsis edilmiş değil. Bizim sayımız 12”demeliydi. 2011 seçimlerini başarıyla geçirmeliydi. 3 yıl sonraki Belediye seçimlerini İl Başkanı olarak sürdürmeliydi. 4 yıl sonra İl Başkanlığından istifa edip Milletvekili adayı olsaydı ne derdik?
Hepimiz “Mehmet Ekinci’nin yaptığı hatayı Ahmet Düşünür yapmadı. Adamın Adaylık hakkı”derdik..
Şanlıurfa Merkezin neden adayı olmadığını bilmiyorum anlatabiliyor muyum? Bekir Eren 11.sırada yer aldı. Keşke 6’da, 7’de olabilseydi. Bekir Eren’i de yakından tanıyorum. Mükemmel bir kişiliğe sahip. Maalesef 11.sırada. En çok da sırasına üzülüyorum. Daha ön sıralara girmeyi hak eden bir aday adayıydı. Bekir Eren biraz ön sıralarda olsaydı en azından sonra depremin ardından tsunami olmazdı.
Yani suçu sadece Başbakan Erdoğan’a atmamak gerekir. Urfa’lılar olarak bizimde özeleştiri yapmamız ve “Hatayı nerede yapıyoruz?”diye tartışmamız gerekiyor.
Ancak AK Partinin örneğin Suruç’da taktiksel hata yaptığını söyleyebilirim. AK Partinin Şanlıurfa’da en büyük rakibi BDP..
AK Parti Suruç’u BDP’ye elleriyle teslim etti.
Suruç’un adaylarına bakıyorum : Abdülkadir Yüksel, İlhami Kılıç, Ramazan Başak, Bekir Demirbilek, Mahmut Kaplan, Hasan Demirbilek, Şükrü Yüksel ve daha çok sayıda Suruç aday adayı..
Bu isimlerden biri mutlaka listeye girmeliydi. Abdülkadir Yüksel aday gösterilseydi Suruç, Birecik, Halfeti üçgeninde büyük bir oy potansiyeli olurdu. Suruç BDP’nin adayı İbrahim Binici’ye terk edilmezdi.
İlhami Kılıç Şanlıurfa’da da sevilen, sayılan bir şahsiyet. Suruç’daki oy potansiyelini herkes biliyor. Rahatlıkla İlhami Kılıç’ı AK parti aday gösterebilirdi. Ama göstermedi. Hata yaptı. Suruç’da 50 Binin üzerinde seçmen var. İddia ediyorum. BDP’nin İbrahim Binici’si Suruç’da en az 30 Bin oy alır. Bu yazı internette yerini alacak. 12 Haziran akşamı farklı bir durum olursa bu yazıyı bana lütfen hatırlatın.
Zeynep Karahan Uslu..
Yakından tanıyorum. Şayet Zeynep Hanımı Şanlıurfa’dan aday göstereceksiniz koyun 1.sıraya.. 12 Haziran’dan sonra Aileden sorumlu Devlet Bakanı..
Siyaset bilimcisi.. Mükemmel bir şahsiyet.. Zeynep Hanım’ı bırakın 1.sıraya koymayı 5.sıraya koymak hata değilde ne?
AK Partinin 12 Milletvekili Adayını Urfa’yı tanıyan, siyasetten biraz anlayana verin. Sadece şunu söyleyin. “Bu 12 Adayın sıralamasını yeniden yapın”desinler. Yeniden sıralama yapılsın. İnanın tepkiler bu 12 kişinin sıralamasının değişmesiyle birlikte farklı boyut kazanırdı..
AK Parti Genel Merkezi hata yaptı. Kabul..
Ama bizim hiçmi suçumuz yok?
Bence AK Parti Genel Merkezinden çok “Biz nerede hata yapıyoruz?”sorusu üzerinde fikir jimnastiği yapmamız gerekiyor…